14 Mayıs 2025 Çarşamba

Başarsoft Teknoloji Günleri-Yılmaz Parlar

 

  Başarsoft Teknoloji Günleri

Yapay Zeka ile Geleceği Şekillendirmek

13 Mayıs 2025 Salı günü Şişli Radisson Hotel’de düzenlenen ve gazeteci-yapımcı Çetin Ünsalan’ın etkileyici sunumuyla başlayan zirvede, Türkiye’nin coğrafi veri teknolojilerinde geldiği seviye gözler önüne serildi.



Türkiye teknoloji sahnesinde sessiz ama derinden devrim yapan şirketlerden biri var.

Başarsoft. 25 yıllık tecrübesini geleceğin teknolojileriyle harmanlayan bu vizyoner şirket, yalnızca bir yazılım üreticisi değil; aynı zamanda dijital dönüşümün mihenk taşlarından biri.

Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan önderliğinde, sadece Türkiye’de değil, global arenada da “coğrafi bilgi teknolojileri” alanında söz sahibi bir marka olma yolunda ilerliyor. İstanbul'da düzenlenen Başarsoft Teknoloji Günleri, bunun en net göstergesi oldu.

Zirvenin yıldızı ise şüphesiz Başarsoft’un kaptan köşkünde duran isim, Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan oldu. Yaptığı sunumda, şirketin yapay zekâyı kullanarak veri üretiminde 10 kat verimlilik sağladığını, artık günler süren işlemlerin bir günde tamamlandığını duyurdu.



Yapay Zeka ile Dijital Atılım:

Sokak sokak manuel veri toplamanın yerini, video ve fotoğraflardan yapay zeka analizleri aldı.

Uydu ve hava görüntüleriyle şehir gelişimi anlık takip ediliyor.

Tabela, çöp kutusu, park alanı gibi detaylar yapay zekâ ile otomatik tespit ediliyor.

Eskiden 5 günde toplanan veriler, artık 1 günde analiz ediliyor.

Türkiye’nin En Geniş Veri Altyapısı:

21 milyon kapı numaralı adres, 5 milyon işletme bilgisi, 500 farklı kategori,  200'den fazla sektöre hizmet veren altyapı.

Global Hedef: E-Turquality ile Dünya Sahnesine

Başarsoft, aldığı E-Turquality belgesi sayesinde artık küresel pazarlarda daha güçlü bir oyuncu olacak. Küçükpehlivan, “Türkiye'nin coğrafi bilgi sistemlerinde global marka olması için çalışıyoruz” diyerek hedefi net şekilde ortaya koydu.

Ve asıl büyük hedef;

2027’de 30. yılını kutlayacak olan Başarsoft, halka açılma planıyla Borsa İstanbul’a adım atacak.



Sosyal Sorumlulukta Liderlik: e-Prem Risk Uygulaması

Başarsoft, sadece ticari değil, toplumsal fayda odaklı projelere de imza atıyor. Ücretsiz sunduğu mobil uygulama sayesinde kullanıcılar, yaşadıkları binanın deprem riskini öğrenebiliyor. İstanbul ve Demre için özel versiyonları da bulunan bu sistem, milyonlarca insan için hayat kurtarıcı olabilir.

Çalışan Sağlığı Öncelikli

Küçükpehlivan, çalışanlarının sağlığına verdiği önemi de vurguladı. Sigara kullanımını bırakmaya teşvik eden programları, kurumsal sosyal sorumluluğun sadece dışa değil, içe de dönük olması gerektiğini gösteriyor.



PANEL 1 ; Coğrafi Verinin Yeni Çağı

Doç. Dr. Murat Levent Demircan moderatörlüğündeki ilk panelde, “Dijital Dünyada Tüketiciye Giden Yol” başlığı altında konum teknolojilerinin önemi masaya yatırıldı.
Pluxee Group, Tıkla Gelsin ve CarrefourSA yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen oturumda şu başlıklar öne çıktı:

 Başar MapService (BMS)

2.5D ve 3D harita görselleri, Kişiselleştirilmiş tema seçenekleri,

Günlük veri güncellemesi ile anlık doğruluk.

VRP Servisi ile Lojistikte Devrim

1500-2000 noktada  rota optimizasyonu, Tonaj ve kapasite bazlı dağıtım, Karbon salınımını azaltan rota önerileri.



112 Acil ve Ambulans Entegrasyonu:

5.000 ambulans Başarsoft altyapısı ile gerçek zamanlı izleniyor, Adres bulma sorunları minimuma iniyor.

Veriyle Tarih Okuması:

İstiklal ve Bağdat Caddesi’nde yıllar içinde yaşanan işletme dönüşümleri analiz edildi.

PANEL 2;  Müşteri Deneyimi ve Kültürel Dönüşüm

İkinci panelde dijitalleşmenin müşteri ve çalışan deneyimi üzerindeki etkileri konuşuldu. “Unified Commerce” kavramı çerçevesinde, çok kanallı kullanıcı etkileşimi ve veri analitiği gündeme geldi.

Yapay Zeka ve Davranış Tahmini:

Tüketicinin alışkanlıkları önceden öngörülüyor. Lokasyon bazlı içeriklerle kişiselleştirme sağlanıyor.



Çalışan Deneyimi ve Esneklik:

Yeni nesil dijital çalışanlar için esnek ve lokasyon bazlı sistemler, Dijital kuşakların (X, Y, Z) beklentileri tek platformda birleşiyor.

Başarsoft, sadece teknoloji üretmiyor; aynı zamanda dijital dönüşümde kültürel liderlik yapıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan, teknoloji vizyonuyla, Türkiye’nin en değerli bilişim markalarından birini global sahneye taşıyor. Yapay zeka, veri analitiği ve coğrafi bilgi sistemlerini bir araya getiren bu strateji, Türkiye’nin dijital çağda akıllı veri ekonomisi oluşturmasında kilit rol oynuyor.

2027’de Borsa İstanbul’a adım atarken, Başarsoft’un ismini sadece bir şirket olarak değil, bir “teknoloji mirası” olarak da anacağız.

yilmazparlar@yahoo.com

 

9 Mayıs 2025 Cuma

BEE’O 12 Yaşında-Yılmaz Parlar

 

  

BEE’O 12 Yaşında

“Arı Varsa Hayat Var” Diyerek Sadece Ürün Değil, Umut da Üretiyor
Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, “Sürdürülebilirliği, bilimi ve toplumsal faydayı bir araya getirdik”

Arı ürünleri alanında Türkiye'nin öncü markası BEE’O, 12. kuruluş yıl dönümünü “Arı Varsa Hayat Var” temasıyla kutladı. Bilim, çevre ve sosyal sorumluluğun iç içe geçtiği bu özel etkinlikte, markanın kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı'nın konuşması dikkat çekti.

Etkinlikte ayrıca iklim bilimci Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da yer alarak arıların doğa ve iklimle olan hayati ilişkisini gözler önüne serdi.



Anne Çaresizliğinden Küresel Girişimciliğe

İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği mezunu olan Dr. Samancı, konuşmasında girişimcilik serüvenini şu sözlerle özetledi:
“Her şey, bağışıklık sistemi zayıf olan oğlum için doğal ve etkili bir çözüm arayışımda başladı. Propolisin gücünü keşfettim ama Türkiye’de bu ürünü güvenle alabileceğiniz bir kaynak yoktu. Eksik olan neydi diye değil, eksik olanı nasıl tamamlarım diye düşündüm.”

Bu ihtiyaç, onu akademik bilgi ile saha tecrübesini birleştirerek İTÜ ARI Teknokent’te BEE’O’yu kurmaya yöneltti. TÜBİTAK destekli projelerle temelleri atılan girişim, bugün 30'dan fazla ülkeye ihracat yapan, uluslararası raflarda yer bulan bir markaya dönüştü.

“Üniversite-Sanayi İş Birliğinin Altın Örneklerinden Biriyiz”

Dr. Samancı, üretim süreçlerinde bilimsel standartlara bağlı kalarak Türkiye’de bir ilki başardıklarını vurguladı:
“Dünyada geçerliliği olan ilk arı ürünleri sertifikasını alan firmayız. İzlenebilir üretim modelimiz sayesinde, tüketici ürünün hangi arıcıdan, hangi bölgeden geldiğini şeffaf biçimde görebiliyor. Bu, sadece bizim değil Türkiye’nin başarısıdır.”



Doğadan Gelen Gücü Bilimle Buluşturmak

BEE’O’nun ürün gamında propolis, arı sütü, polen ve ham bal gibi doğal ürünler yer alıyor. Bu ürünler, antiviral, antibakteriyel, antioksidan ve antikanserojen özellikleriyle bağışıklık sistemine katkı sağlıyor. Samancı, “Ürünlerimizi üretirken çocuklarımızın bile güvenle tüketebileceği saflıkta olmalarına özen gösteriyoruz” diyerek kalite konusundaki titizliklerini vurguladı.

Arıların Hayatla Bağlantısı, Bilimsel Bakış

Etkinlikte söz alan İTÜ Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, arıların ekosistemle olan hassas ilişkisine dikkat çekti:
“Arılar, çevre değişikliklerine en hızlı tepki veren canlılar arasında. Bu nedenle iklim krizini izleyebileceğimiz birer biyolojik sensör gibiler. Onları korumak, iklimi korumaktır.”

Yangınlara Karşı Sessiz Kahramanlık

Son yıllarda yaşanan orman yangınlarında zarar gören arıcılara destek veren BEE’O, üç buçuk milyon arının açlıktan ölmesini önledi. Şirket, sadece ticari başarılarıyla değil, arıcılara sağladığı eğitim, malzeme ve ekipman desteğiyle de takdir topluyor. Samancı, “Bu destekler sayesinde ekosistemle birlikte üretim yapmayı sürdürüyoruz” dedi.



Doğa Dostu Ürünler ve Kampanyalar

BEE’O, sıfır atık belgeli tesislerinde %100 doğal içeriklerle çevre dostu üretim yapıyor. Özellikle non-nano mineral çinko ve Anadolu propolisi içeren doğal güneş kremi, zararlı kimyasal içermemesi ve doğaya duyarlı formülüyle dikkat çekti. “Bu Kovanda Araba Var” kampanyası ise hem müşteri memnuniyetine hem de çevreci farkındalığa katkı sağladı. Elektrikli araç gibi çevreci ödüllerle karbon ayak izine dikkat çekildi.

Kadın Gücü, Bilim ve Vizyon

Dr. Samancı’nın azmi, bilime olan bağlılığı ve sürdürülebilir üretim vizyonu; onu sadece başarılı bir girişimci değil, aynı zamanda sosyal bir lider konumuna taşıdı.

Türkiye’de kadın girişimciliği açısından da ilham kaynağı olan bu başarı hikâyesi, “arı varsa hayat var” cümlesinin sadece bir slogan değil, bir yaşam felsefesi olduğunu ortaya koydu.

yilmazparlar@yahoo.com

 

10 Nisan 2025 Perşembe

İTO Nisan 2025 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

 

  

İTO Başkanı Şekib Avdagiç’ten Güçlü Mesajlar

"Türkiye’nin Ekonomik Direnci ve Küresel Ticarette Yeni Stratejiler"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Toplantısı’nda Konuşan Avdagiç, 23 Nisan’ın Anlamını Vurguladı, Ekonomik Belirsizliklere Karşı Uyardı ve İş Dünyasına Çağrı Yaptı



İstanbul Ticaret Odası (İTO) Nisan 2025 Meclis Toplantısı, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in önemli açıklamalarına sahne oldu. Toplantıda, Türkiye’nin ekonomik geleceği, küresel ticarette yaşanan gelişmeler ve yerel sanayinin güçlendirilmesi gibi kritik konular ele alındı.

"23 Nisan, Türk Milletinin İradesinin Zaferidir"

Avdagiç, konuşmasına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın önemine değinerek başladı:
"Dünyada ilk kez bir meclis, bir milletin kurtuluş savaşını başlatan ve zaferle taçlandıran irade olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi, terörü birlik ve beraberlikle yenen, bağımsızlık aşkıyla mücadele eden bir ruha sahiptir. Bu büyük zaferin 105. yılını kutluyoruz."



Ekonomik Belirsizliklere Karşı Uyarı

 "Politik Çalkantılar Ekonomiyi Zedelemesin"

Küresel ekonomideki dalgalanmalara dikkat çeken Avdagiç, özellikle ABD’de alınan yeni tarife kararlarının Türkiye’ye etkilerini değerlendirdi:
"Trump yönetiminin aldığı korumacı önlemler, küresel ticarette yeni bir dönemi başlatıyor. Türkiye olarak, bu süreçte ihracat pazarlarımızı çeşitlendirmeli ve makroekonomik istikrarımızı korumalıyız. Avrupa Birliği ve yakın coğrafyalarla ticari ilişkilerimizi güçlendirmek stratejik önceliğimiz olmalı."



Avdagiç, iç politikadaki gerilimlerin ekonomiye yansımasına da tepki gösterdi:
"Siyasi gerilimlerin tüketimi durdurma çağrılarına dönüşmesi kabul edilemez. Ülke ekonomisine zarar verecek her türlü söylemin karşısında duruyoruz. İş dünyası olarak, istikrarın korunması için çaba göstermeye devam edeceğiz."



"Türkiye, Küresel Tedarik Zincirinde Fırsatları Değerlendirmeli"

ABD-Çin ticaret savaşlarının Türkiye’ye yeni fırsatlar sunduğunu belirten Avdagiç, şunları söyledi:
"Çin’den uzaklaşan şirketler, Türkiye’yi bir üretim üssü olarak görebilir. Bu dönemde, yatırım çekmek ve teknoloji odaklı üretimi artırmak için çalışmalıyız. İstanbul’un finans ve lojistik potansiyelini en iyi şekilde kullanmalıyız."



Eski Başkanlara Vefa ve Yeni İş Birlikleri

Konuşmasında eski İTO Başkanlarına da değinen Avdagiç, özellikle rahmetli Mehmet Yıldırım’ın odak için yaptığı hizmetleri andı. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu’na atanan isimlerle yapılan görüşmeleri paylaştı:
"Eğitim, tarım ve sanayi politikalarında yeni adımlar atıyoruz. İstanbul’un dijital dönüşümü ve yeşil enerji yatırımları için çalışmalarımız sürüyor."

"Geçmişin İzinde, Geleceğin İnşasında Kararlıyız"

Avdagiç, konuşmasını Türkiye’nin tarihsel gücüne vurgu yaparak tamamladı:
"Fatihlerin, Alparslanların mirasını taşıyan bir nesiliz. Bugün de bilimde, teknolojide ve ekonomide liderler yetiştirmeliyiz. Türkiye, küresel ticarette hak ettiği yeri alacaktır."



İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken'den Kritik Uyarılar ve Kültürel Kalkınma Çağrısı
"Küresel Gerilimler Ekonomimizi Doğrudan Etkiliyor, Kültürel Gelişimle Güçlenmeliyiz"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Nisan 2025 Meclis Toplantısı'nda konuşan Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, küresel gerilimlerin Türkiye ekonomisine olası etkilerini değerlendirirken, kültürel ve entelektüel gelişimin önemine vurgu yaptı.



"Bölgesel Çatışmalar ve Ekonomik Riskler Kapımızda"

Erken, konuşmasında öne çıkan başlıkları şöyle sıraladı:

"İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları ve İran-ABD gerilimi gibi bölgesel dinamikler, Türkiye'yi doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Bu süreçte iş dünyası olarak stratejik planlamalar yapmalı ve karar vericilerle iş birliği içinde olmalıyız."

"Uluslararası toplumu, bölgedeki şiddet sarmalına karşı ortak akıl oluşturmaya davet ediyoruz. Bir damla su ateşi söndürmez, ancak tutumumuz net olmalı."

"Kütüphaneler Haftası'nı Kutlarken: Bilgi Toplumu Olma Yolunda Adımlar Atmalıyız"

Nisan ayının ilk haftasının "Kütüphaneler Haftası" olması nedeniyle kültürel gelişimin altını çizen Erken:

"Bilgi üretmek, paylaşmak ve aktarmak medeniyetimizin temel taşıdır. Kütüphaneler, dijital dönüşümle birlikte bu misyonu daha da güçlendiriyor."

"Geçen hafta katıldığımız 'Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Konferansı', bu alandaki yenilikleri ortaya koydu. Kültür Bakanlığı'nın bu çabalarını takdirle karşılıyoruz."



"İş Dünyası Okuyor: Sembolik Adımların Gücüne İnanıyoruz"

Erken, İTO'nun kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek için başlattığı "İş Dünyası Okuyor" kampanyasının bu yılki temasını açıkladı.

"Bu sene merhum Ahmet Dursun'un 'İstanbul'u Yaşama Sanatı' kitabını okuyacağız. 15 Nisan'da üniversitelerimizle birlikte kitap okuma etkinliği düzenleyeceğiz. Kelebek etkisi yaratarak toplumsal dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyoruz."

"Rahmetle Anıyoruz: İstanbul'un Dönüşümüne Katkı Sunanları Unutmayacağız"

Konuşmasının son bölümünde İstanbul'un dönüşüm sürecine değinen Erken, kentin tarihsel gelişimine katkıda bulunan isimleri andı:

"İstanbul'un merkezden çevreye taşınma sürecinde emeği geçenleri rahmetle yâd ediyoruz. Bu şehrin hafızası, ekonomik ve kültürel mirasıyla ayakta duruyor."




"Krizlere Hazırlıklı, Kültüre Duyarlı Bir İş Dünyası İnşa Etmeliyiz"

Erken, toplantıyı şu sözlerle tamamladı.
"Ekonomik belirsizliklere karşı hazırlıklı olmalı, ancak kültürel gelişimi de ihmal etmemeliyiz. Türkiye, bilgi toplumu olma yolunda kararlı adımlar atmalıdır."

yilmazparlar@yahoo.com

9 Nisan 2025 Çarşamba

Sürdürülebilir Gelecek için Çığır Açan Zirve-Yılmaz Parlar

 

 TİDER'den 5. Gıda Bankacılığı Zirvesi

Sürdürülebilir Gelecek için Çığır Açan Zirve

Gıda Bankacılığı ve İsrafın Önlenmesi Masaya Yatırıldı

Hande Tibuk’un Liderliğindeki TİDER, 5. Gıda Bankacılığı Zirvesi ile Gıda İsrafına Karşı Küresel Çözümleri Konuştu



İstanbul’da düzenlenen 5. Gıda Bankacılığı Zirvesi, gıda israfının önlenmesi, sürdürülebilir tarım ve yoksullukla mücadele gibi kritik konuları ele aldı. Hande Tibuk’un açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, alanında uzman isimleri bir araya getirdi.

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) tarafından düzenlenen 5. Gıda Bankacılığı Zirvesi, 8 Nisan 2025 Salı günü Şişli Radisson Blu Hotelde geniş bir katılımla gerçekleşti.

TİDER’in 5. Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde Hande Tibuk’tan Etkileyici Açılış, “Gıdadan Fazlası”



TİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk’un vizyoner açılış konuşması, gıda israfı ve yoksullukla mücadelede Türkiye’nin atması gereken adımları net bir şekilde ortaya koydu.

Sunuculuğunu Sevinç Şatıroğlu’nun yaptığı zirvede;  Zirvede Öne Çıkan Panel Başlıkları; Gıda ve Tarım Değer Zincirinde İsrafın Önlenmesi, Sürdürülebilir Gıda ve Tüketici Alışkanlıkları, Gıda Atıklarının Dönüşüm Yıldızları, Sokak Hayvanları için İş Birliği Modelleri, Gıdadan Fazlası, Ekonomik ve Sosyal Dönüşüm.

Gıda Bankacılığı, “Hem İsrafı Azaltır Hem Yoksulluğu



Hande Tibuk konuşmasına, TİDER’in kuruluş felsefesiyle başladı:

“Gıda bankacılığı dünyada da ülkemizde de yeterince yaygın değil. Halbuki hem israfı azaltmak hem de yoksullukla en hızlı ve etkili şekilde mücadele etmek için en güçlü yol budur.”

TİDER 15 Yaşında, “Sosyal Fayda ile Büyüyen Bir Ağ

Tibuk, TİDER’in 2010 yılında kurulduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Bu yıl 15. yılımızı kutluyoruz. 2015’te ilk destek marketimizi Maltepe’de açtık. O günden bu yana binlerce kişiye ulaşarak hem ihtiyaçlarını karşıladık hem de istihdam sağladık.”

 


Türkiye’de Bir İlk, Kimlikle Ürün Alım Sistemi

“Marketlerimizde ilk kez sadece kimlik ile alışveriş yapılabilecek bir sistemi hayata geçirdik. Bu sistem sayesinde ihtiyaç sahipleri kart taşıma zorunluluğu olmadan, insana yaraşır biçimde market deneyimi yaşıyor.”

Yasa Değişikliğiyle Vergi Avantajı, “Gıdalar Çöpe Değil İnsana Gitsin

TİDER öncülüğünde yürütülen yasa çalışmasına da değinen Tibuk,

“Artık firmalar hem gıda hem de nakit bağışlarında vergi avantajı elde ediyor. Bu, israfın önüne geçmek ve bağışları artırmak için hayati önem taşıyor.”



İstihdamda Devrim, Destek İK Programıyla Binlerce Kişiye İş

“Gıda bankalarından faydalanan ihtiyaç sahiplerinin çalışabilecek durumda olanlarını tespit edip iş bulmalarına yardımcı oluyoruz. Bu projeyle sadece yardım değil, kalıcı çözüm sunuyoruz.”

Tibuk, bu proje ile Maltepe ve Beşler destek marketleri üzerinden sadece 2023 yılında 120 kişiyi işe yerleştirdiklerini vurguladı.



Global Tanınırlık, “TİDER, Gıda Bankacılığı’nın Türkiye Temsilcisi

“2017’de Global Food Banking Network (GFN) üyeliğini kazandık. 50 ülkeden oluşan bu küresel ağda Türkiye’yi tek temsil eden kuruluşuz. 2024 veya 2025’te Global Zirve’yi İstanbul’da düzenlemek istiyoruz.”

Uluslararası Ödül, “Destek İK Programı ile Küresel Başarı

“2017’de Global Food Banking Innovation Award’ı kazandık. ‘Balık tutmayı öğretmek’ yaklaşımımızla, sadece yardım değil, dönüşüm sağladık.”

 Sürdürülebilir Kalkınmaya Katkı

Zirvenin bu yılki teması olan “Gıdadan Fazlası (More Than Food)”, Hande Tibuk’un konuşmasında hayat buldu. TİDER’in sadece gıda yardımı değil, aynı zamanda eğitim, istihdam, çevre ve hayvan hakları alanlarında da sosyal etki yarattığı vurgulandı.

 “Gıda Bankacılığı, Türkiye’nin Dönüşüm Anahtarı Olabilir”

Tibuk,  “Gıda bankacılığı doğru uygulandığında, yoksulluğun da israfın da kökünü kazıyabiliriz. İş dünyası, kamu ve STK’lar birlikte çalışırsa, Türkiye’yi bu alanda örnek bir ülke haline getirebiliriz.”

Bu zirve, yalnızca bir buluşma değil. Türkiye’nin daha adil, sürdürülebilir ve israfı önleyen bir geleceğe olan inancının bir yansıması oldu. TİDER ve Hande Tibuk’un liderliğinde gıda bankacılığı artık sadece bir kavram değil, toplumun yeniden inşa edildiği bir model haline geliyor.



"Gıda İsrafı Ekonomiyi Vuruyor, Çözüm İş Birliğinden Geçiyor"

Mine Ataman moderatörlüğündeki oturumda tarım ve finans dünyasından uzmanlar, gıda kayıplarını azaltmanın yollarını tartıştı:

İbrahim Oğuz (Frankfurt School): "Tarım finansmanında sürdürülebilir modeller geliştirilmeli."

Engin Eskiduman (Denizbank): "KOBİ’ler ve çiftçiler için yeşil krediler artırılmalı."

Aytaç Köksal (Barilla Gıda): "Tedarik zincirinde teknoloji entegrasyonu israfı azaltabilir."

"Tüketici Alışkanlıkları Değişmeli: Sürdürülebilir Gıda İçin Bilinç Şart!"

Prof. Dr. Mehmet Pala’nın yönettiği oturumda uzmanlar, tüketici davranışlarının dönüşümüne dikkat çekti:

Dilara Koçak: "Bilinçli tüketim, iklim kriziyle mücadelede en etkili silah."

Dr. İrfan Demiryol: "Gıda atıkları, biyoyakıt ve kompost gibi alanlarda değerlendirilmeli."

Tuğba Şimşek (Kızılay): "Yoksullukla mücadelede gıda bankaları kilit rol oynuyor."

"Dönüşüm Yıldızlarından Çığır Açan Projeler!"

Biolive (Duygu Yılmaz): "Zeytin çekirdeği atıklarından biyopolimer üretiyoruz!"

Wastepresso (Selin Öğütoğulları): "Kahve atıklarını geri dönüştürerek karbon ayak izini azaltıyoruz."



"Sokak Hayvanları İçin Dev İş Birliği: Belediyeler, STK’lar ve Özel Sektör El Ele!"

Hande Tibuk’un moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda:

Erdinç Orhan (İstanbul Veterinerler Odası): "Hayvan refahı için yerel yönetimlerle ortak projeler şart."

Bekir Aydın (Orhangazi Belediye Başkanı): "Sokak hayvanlarına yönelik besleme ve sağlık projelerimizi anlattı."

Esra Cevahir Propomco Yönetim Kurul Başkanı, Çevre teknolojileriyle dönüşümler

"Yoksulluğa Karşı Dijital Çözümler: Kripto ve Finansal Kapsayıcılık"



Nil Tibukoğlu’nun yönettiği oturumda;

Murat Bitirici (BtcTurk Hisse CEO): "Blockchain teknolojisi, şeffaf yardım sistemleri sunabilir."

Genco Elcora (BtcTurk Bitcoin Direktörü): "Kripto varlıklar, bağış sistemlerinde devrim yaratabilir."

"Küresel Kampanya Duyuruldu: 'More Than Food' ile Gıda Bankacılığında Yeni Dönem"

Global Food Banking Network’ten Jason Woods ve Ahlea Isabella, dünya çapında gıda bankacılığını güçlendirmek için yeni bir kampanya başlattıklarını açıkladı.



Esra Cevahir, 'Procompo İle Sıfır Atık Hedefine 24 Saatte Ulaşıyoruz."
TİDER 5. Gıda Bankacılığı Zirvesi'nde Procompo Yönetim Kurulu Başkanı Esra Cevahir, gerek sunumda gerekse özel söyleşimizde devrim niteliğindeki geri dönüşüm teknolojilerini anlattı.

"Atıklar Artık Çöp Değil, Ekonomik Değer"

Hande Tibuk moderatörlüğündeki oturumda konuşan Esra Cevahir, Procompo'nun yerli ve milli teknolojisiyle dünyada bir ilke imza attıklarını vurguladı.

"Makinelerimiz, 24 saat içinde gıda atıklarını organik gübreye veya hayvan mamasına dönüştürüyor. Bu sayede hem çevreyi koruyor hem de ekonomiye katkı sağlıyoruz."

"Bir otel, AVM veya belediye, atıklarını dönüştürerek 6 ayda yatırım maliyetini amorti edebilir. Sonrası safi kâr"

"Sıfır Atık Projesi'nde Devrim, Paris İklim Anlaşması'na Uyumlu Çözüm"

"Procompo makineleri, Türkiye'nin 2050 sıfır atık hedefini destekliyor. Atıkları %70 oranında bertaraf ederek belediyelerin lojistik maliyetlerini düşürüyoruz."

"AB'nin karbon vergisi uygulamasında, atıklarını dönüştüren şirketler ton başına 60-100 Euro kazanç sağlayacak. Biz bu fırsatı yerli teknolojiyle sunuyoruz."

"Organik Gübre ve Sokak Hayvanları İçin Mama Üretimi"

"Pişmiş yemek artıklarından kemik atıklarına kadar her şeyi değerlendiriyoruz. Özellikle belediyeler, sokak hayvanları için sürdürülebilir mama kaynağı oluşturabilir."

"Organik gübre üretimiyle kimyasal gübre kullanımını azaltıyor, toprak sağlığını koruyoruz."

"Kimler Kullanabilir? Oteller, AVM'ler, Hastaneler ve Daha Fazlası"

"150 kişilik bir restoran 100 litrelik makineyle ihtiyacını karşılayabilir. 500 yataklı bir otel için 500 litre, büyük AVM'ler için 2.500 litre kapasiteli modellerimiz var."

"Çevre Bakanlığı'nın hibe destekleriyle kurumlar bu sistemi ücretsiz bile kurabilir."

"Dünya Standartlarında Yerli Teknoloji"

"ISO 9001 ve CE belgeli makinelerimizle Avrupa'dan fon alabilecek projeler üretiyoruz."

"7/24 teknik destekle müşterilerimizin yanındayız."

"Atıklarınızı altına çevirin. Sürdürülebilir bir dünya için Procompo olarak üzerimize düşeni yapıyoruz."  

TİDER’in düzenlediği bu zirve, gıda israfı, sürdürülebilirlik ve yoksullukla mücadelede "ortak akıl"ın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. "Gıda bankacılığı sadece açlığa değil, gezegenin geleceğine yatırımdır" mesajı verilen zirveden çıkan en net sonuç: "Dünya değişiyor, biz de değişmeliyiz"

 

yilmazparlar@yahoo.com


15 Mart 2025 Cumartesi

CEO Ece Şahin’den Başarılı İhracat Hamleleri-Yılmaz Parlar

 

 CEO Ece Şahin’den Başarılı İhracat Hamleleri

Şahin Şirketler Grubu Müşteri Memnuniyetinde Zirvede,

Şahin Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Cemal Şahin’in liderliğinde, yapı malzemeleri sektöründe başarısını sürdüren grup, müşteri memnuniyeti ve ihracat faaliyetleriyle adından söz ettiriyor. 



Grubun CEO’su Ece Şahin ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, şirketin faaliyetleri, hizmet kalitesi ve uluslararası başarıları üzerine kapsamlı bilgiler edindik.

Şahin Şirketler Grubu'nun yapı sektöründeki başarısının sırrını şu sözlerle açıkladı; 

Müşterilerimize, en kapsamlı çözüm portföyünü sunmak için alanında lider üretici ve çözüm ortakları ile iş birliği yapıyoruz.

Satış öncesi ve sonrasında üstün hizmet kalitesi ile yüksek müşteri memnuniyeti sağlamayı hedefleyiyoruz.

Şahin Yapı olarak, yeterlilik testlerinden geçmiş ve sertifikalı ürünleri müşterilerimize sunarak güvenilirliği sürdürüyoruz.

Müşterilerimizin zaman değerlerini bilerek, verdiğimiz sözleri zamanında yerine getiriyoruz. 

Müşterilerimize tüm malzemeleri tek tedarikçiden temin etme olanağı sunarak, zaman, enerji ve fiyat konusunda önemli tasarruf imkanı sağlıyoruz.

Geniş ürün portföyümüz ile müşterilerimize 

hizmet sunan Şahin Yapı olarak, çevre dostu malzemeleri kullanarak sürdürülebilir bir gelecek için de önemli adımları atmaya devam ediyoruz.



Geniş Ürün Portföyü ve Yüksek Hizmet Kalitesi

Aldığımız bilgiler ışığında; 

Şahin Şirketler Grubu 10 binden fazla ürün çeşidini içeren geniş bir portföy ile müşterilerine hizmet sunmaktadır. 

Şirket, yapı sektöründe en kaliteli ve sertifikalı ürünleri bir araya getirerek müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını tek bir tedarikçiden karşılamalarına olanak sağlamaktadır. 

Bu da zaman, enerji ve maliyet açısından önemli tasarruflar sağlamaktadır.

Şahin Yapı, satış öncesi ve satış sonrası hizmetlerde gösterdiği üstün başarıyla müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı başarmıştır. 

Şirket, müşteri taleplerini sürekli karşılamak ve zamanında teslimat yapmak konularında titiz bir çalışma yürütmektedir. Aynı zamanda, çevre dostu malzemeler kullanarak sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemektedir.

İhracatta Büyük Başarı

Şahin Şirketler Grubu CEO’su Ece Şahin, ihracat faaliyetlerini de başarılı bir şekilde yürütmektedir. 

Yapı sektöründeki uzmanlığı ve müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde, yurtdışındaki ithalatçı firmalar, kaliteli malzemeleri tek bir yerden almanın avantajını yaşamaktadır. 

Şirketin geniş ürün gamı, farklı pazarlarda önemli bir tercih sebebi olmaktadır.

Ece Şahin, müşteri memnuniyetini sürekli kılmak için teknolojiyi yakından takip ettiklerini ve yenilikleri hizmetlerine entegre ettiklerini vurguladı. 

Şahin Yapı’nın müşteri odaklı çalışma prensibi, sektördeki başarısının anahtarı olarak öne çıkıyor.

Kaliteden Ödün Vermeyen Hizmet Anlayışı

Şahin Yapı Malzemeleri, yeterlilik testlerinden geçmiş ve sertifikalı ürünleri müşterilerine sunarak güvenilir bir iş ortağı olarak kabul ediliyor. 

Müşterilerine zamanında teslimat yaparak iş ortaklarının memnuniyetini daima ön planda tutuyor.

Şirket Hakkında

Şahin Şirketler Grubu, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri takip ederek, müşteri beklentilerini en iyi şekilde karşılamak amacıyla alanında lider üretici ve çözüm ortakları ile çalışıyor. 

Yapı malzemeleri sektöründeki uzmanlığı ile her geçen gün büyüyen Şahin Yapı, kalite, güven ve müşteri memnuniyeti üzerine inşa ettiği başarısını uluslararası arenaya da taşımaya devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com