13 Kasım 2024 Çarşamba

AFEX 2024 Afrika İş Fuar ve Forumu-Yılmaz Parlar

  

  

AFEX 2024  Afrika İş Fuar ve Forumu

 Türkiye ve Afrika Ticaretinde Yeni Dönem

Türkiye-Afrika Ticaret Köprüsünü Güçlendiren 12 Yıllık Emeğin Zirvesi

AFEX 2024 Afrika İş Forumu: Afrika'nın Geleceğine Yatırım Yapmak

Afrika'nın Yükselen Ekonomileri, AFEX 2024 İş Forumu’nda Yeni Yatırım Fırsatları
İş dünyasının küresel oyuncuları ve Afrika'nın güçlü ekonomileri, büyüme ve iş birliği potansiyellerini AFEX 2024’te değerlendiriyor.

Türkiye-Afrika İş Birliğinde Yeni Bir Adım, AFEX 2024 Büyük Bir Başarıyla Gerçekleşti
AFEX Afrika İş Fuar ve Forumu, 1500'ü aşkın katılımcıyla Türkiye ve Afrika arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir platform oldu.



Afrika ile Türkiye'nin Ekonomik Bağları Güçleniyor, AFEX 2024 Fuarı Büyük İlgi Gördü
İstanbul Pullman Kongre Merkezi’nde düzenlenen AFEX, Afrika pazarına açılmak isteyen Türk iş insanları ve Türkiye’de yatırım fırsatları arayan Afrikalı yatırımcıları buluşturdu.

Yatırımda Afrika Rüzgarı, AFEX 2024'te 1500’ün Üzerinde Katılımcı ve 11 Büyükelçinin Katılımıyla Tarihi Buluşma
Uganda Bakanı Ekselansları Businge Victoria Rusoke’nin katıldığı açılış etkinliğinde Afrika ve Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğinin geleceği konuşuldu.



TABA Başkanı Fatih Akbulut'tan AFEX 2024'te Açılış Konuşması

Türk Afrika İş Adamları Derneği (TABA) Başkanı Fatih Akbulut, AFEX 2024 Afrika İş Fuar ve Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve Afrika arasında yıllardır devam eden ticaret ilişkilerinin bugünkü güçlü noktasına ulaşması için gösterilen yoğun emeği vurguladı. Akbulut, 200'den fazla organizasyonun düzenlendiği, 10.000’den fazla iş insanının ağırlandığı etkinliklerin ve yapılan anlaşmaların, Türkiye-Afrika iş birliğinin her yıl daha sağlam temellerle inşa edilmesine büyük katkı sağladığını belirtti.

Yılların Birikimi, Güçlü Bir İş Birliği

Akbulut, bugüne kadar düzenledikleri organizasyonların her birinin, Türkiye ve Afrika arasındaki ticari bağların güçlenmesine yönelik bir kilometre taşı olduğunu ifade etti. Bu süreçte TABA’nın, Afrika’nın çeşitli kurumlarıyla ve Türkiye’deki ticaret kuruluşlarıyla iş birliği yaparak ilişkileri her geçen gün derinleştirdiğine dikkat çekti. Akbulut, “Bu fuar, 12 yıllık özverili bir çalışmanın ürünü. 2013 yılından bu yana attığımız adımlar, bugün Türkiye ve Afrika iş dünyasını aynı çatı altında buluşturuyor,” dedi.

Uluslararası Katılımla Güçlenen Organizasyonlar

TABA Başkanı, Türkiye’de ağırladıkları iş insanlarının yanı sıra Amerika’da düzenlenen organizasyonların da ilişkileri uluslararası platforma taşıdığını söyledi. Bu organizasyonlar sayesinde Afrika’dan Türkiye’ye olan ilgiyi artırdıklarını ve iki tarafın da büyük kazanç sağladığını belirtti.

Yedi Hafta Önceden Başvuru Gereken Yoğun Bir Katılım

Konuşmasının sonunda Akbulut, Türkiye-Afrika ticaret ilişkilerinin geldiği noktada, yoğun katılım talebinin zorluklarını da dile getirdi. “Afrika’dan Türkiye’ye katılım için başvuruların yedi hafta önceden yapılması gerekiyor. Bu süreç, Türkiye’nin Afrika pazarına ne kadar önem verdiğini gösteriyor,” dedi.



Türkiye ve Afrika İçin Ticaretin Yeni Yolu, AFEX 2024

AFEX 2024’teki iş birlikleriyle iki bölge arasındaki ticaretin geleceği için büyük bir fırsat yaratıldığını vurgulayan Akbulut, Türkiye-Afrika iş ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladıklarını ifade etti. Akbulut’un konuşması, katılımcılardan büyük ilgi ve takdir toplarken, AFEX’in Türkiye ve Afrika iş dünyası için kritik bir platform haline geldiğini gösterdi

AFEX 2024, B2B Görüşmeler ve Panellerle Afrika'da İş Fırsatları
Gana, Nijerya ve Güney Sudan büyükelçilerinin katılımıyla gerçekleşen AFEX’te, B2B görüşmeler ve paneller katılımcılara değerli iş bağlantıları kurma imkanı sundu.



Türk İş Dünyası Afrika’da Fırsat Peşinde, AFEX 2024 İş Fuarı'nda Yeni İş Birlikleri Kuruldu
Fuar boyunca düzenlenen görüşmelerde katılımcılar, potansiyel iş ortaklarıyla tanışarak yeni iş birlikleri kurma fırsatı buldu.

AFEX 2024'te Türkiye ve Afrika Arasında Ticaret Köprüsü Kuruluyor
Afrika iş kültürü, yatırım fırsatları ve bölgesel gelişmelerin konuşulduğu etkinlik, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesi için kritik bir rol oynadı.

Yeni Yatırım Dalgası, Afrika’da İş Fırsatları ve Geleceğin Ekonomi Dinamikleri
Yatırımcılar ve iş dünyası liderleri için Afrika'da büyüme stratejilerinin masaya yatırıldığı AFEX 2024, kıtanın kalkınma sürecine uzun vadeli bir bakış sunuyor.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Kasım 2024 Cumartesi

15. Boğaziçi Zirvesi, Geleceğe Köprüler Kurmak-Yılmaz Parlar

  

  

15. Boğaziçi Zirvesi, Geleceğe Köprüler Kurmak

15. Boğaziçi Zirvesi: "Geleceğe Köprüler Kurmak" Ana Temasıyla Dünya Liderlerini İstanbul'da Buluşturdu

Yönetim Kurul Başkanlığını Cengiz Özgencil’in Yaptığı 15. Boğaziçi Zirvesi 7-8 Kasım 2024 Tarihleri arasında Bosphorus Four Seasons Hotelde gerçekleşti.

İstanbul, Four Seasons Bosphorus Hotel’de Dünyaya Barış ve İşbirliği Çağrısı



Boğaziçi Zirvesi, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın geleceğe yönelik işbirliği ve barış projeksiyonunu şekillendirmesi açısından kritik bir platform olarak öne çıkıyor. Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, savaş ve ticaret politikalarındaki hızlı değişimler, zirveyi mevcut sorunların ele alınmasının yanı sıra sürdürülebilir bir gelecek inşa etme konusundaki çözümlerin ortaya konulması adına stratejik hale getiriyor. Bu zirve, geleceği barış, teknoloji ve sürdürülebilirlik çerçevesinde yeniden inşa etmeyi hedefleyen bir köprü olarak, dünya liderlerini birleştiriyor.

Dünyanın dört bir yanından iş insanları, devlet adamları ve akademisyenler, Uluslararası İşbirliği Platformu’nun (UİP) düzenlediği 15. Boğaziçi Zirvesi için İstanbul’da bir araya geldi. 50’den fazla ülkenin katılım gösterdiği zirve, “Geleceğe Köprüler Kurmak: Barış, Teknoloji, Sürdürülebilirlik” ana teması etrafında, sürdürülebilir çözümler ve küresel işbirlikleri için önemli bir diyalog platformu sundu.

Zirve, Ahmet Ali Dinar, eski Kolombiya Devlet Başkanı Andres Pastrana Arango, Ürdün Senato Başkanı Faisal Al-Fayez, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Maliye Bakanı Özdemir Berova, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, UİP Kurucusu ve Başkanı Cengiz Özgencil ile Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı ve akademi ile iş dünyasından birçok ismin katılımıyla gerçekleştirildi.

 


"Küresel Ticaret ve Ortaklıklar Geleceği İnşa Edecek"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, açılış konuşmasında COVID-19 sürecinin küresel ekonomi üzerindeki etkilerinden bahsetti. Olpak, jeopolitik gelişmelerin ve ekonomik dönüşüm süreçlerinin hız kazandığını vurgulayarak, “Küresel ticaret, yeni ticaret kampları ve bloklar aracılığıyla yeniden şekilleniyor” dedi. Ayrıca, Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol” ve ABD’nin “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” projelerinin, ticaret diplomasisi açısından dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirtti.

 


Yapay Zeka ve Teknolojik Dönüşümün Getirdiği Fırsatlar Zirvede Ele Alındı

Zirvenin temasını oluşturan “Geleceğe Köprüler Kurmak” konsepti, yapay zeka ve dijital dönüşümün toplumlara sağladığı fırsatlara ışık tuttu. UİP Başkanı Cengiz Özgencil, teknoloji ve insan potansiyelini dönüştüren yeni gelişmelerin dünya ekonomisini şekillendirmedeki rolünün altını çizdi. “Bu zirve, sadece bugünün sorunlarına çözüm bulmak için değil, aynı zamanda yarının potansiyelini birlikte keşfetmek için bir araya geldiğimiz bir platform,” ifadelerini kullandı.

Özgencil, "Dünyamız, tarih boyunca belki de hiç bu kadar hızlı bir dönüşümden geçmemişti. Ancak bu dönüşümün merkezinde insan var; insanı geliştiren ve yeniden tanımlayan, insan potansiyelini dönüştüren yeni teknolojiler var. Bu nedenle, Boğaziçi Zirvesi olarak yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmek değil, yarının potansiyelini birlikte keşfetmek için bir aradayız. Bu zirvenin, çözümler bulmanın, köprüler kurmanın ve hepimizi daha parlak bir geleceğe taşıyacak stratejiler geliştirmenin yollarını açacağına inanıyorum." dedi.

Barış, Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Ekseni, Boğaziçi Zirvesi’nde Ülkeler Arası İşbirliği Mesajı

UİP Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı, zirvenin ana temasına vurgu yaparak, Fintech gibi yeni nesil finansal teknolojilerin küresel finans görünümünü nasıl dönüştürdüğünü değerlendirdi. Yırcalı, “Bu zirve, yalnızca günümüzün zorluklarını ele almak değil, aynı zamanda barış, teknoloji ve sürdürülebilirlik temellerinde geleceğe köprüler inşa etmek için atılan bir adım,” dedi.

Bu önemli zirve, katılımcıların birbirinden değerli fikirleriyle, 21. yüzyılın en büyük sınamalarına küresel çözümler geliştirme amacı taşıyor. Dünya ekonomisinin belirsiz bir dönemde olduğu günümüzde, Boğaziçi Zirvesi, bölgesel işbirlikleri ve sürdürülebilir büyüme için bir yol haritası sunmaya devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

1 Kasım 2024 Cuma

TABA-AmCham’den Cumhuriyetin 101. Yılına Özel Etkinlik-Yılmaz Parlar

  

  TABA-AmCham’den Cumhuriyetin 101. Yılına Özel Etkinlik

Cumhuriyet Işığında Kadın Gücü, İş Dünyasında Kadınların Rolü Vurgulandı

Kadın Liderleri, Cumhuriyet ve İş Dünyasında Kadının Gücünü Konuştu Kadınların Katkısı ve Gelecek Vizyonları



TABA-AmCham (Türk Amerikan İş Adamları Derneği) Cumhuriyetimizin 101. yılı kutlamaları çerçevesinde, kadınların iş dünyasındaki rolü ve katkılarını vurgulamak amacıyla 31 Ekim 2024 Perşembe günü Sarıyer -Bahçeköy LifePark - Foreya'da" Cumhuriyetin Işığında: Kadınların İş Dünyasındaki Rolü" etkinliği düzenledi

 


Genel sekreter Mehmet Ökçün’ün sunuculuğunu üstlendiği etkinlikte  TABA-AmCham Genel Başkan Süleyman Ecevit Sanlı’nın açılış konuşmasıyla başladı.

 

TABA-AmCham Ankara Şube Başkanı- Nuray Karalar, Kadın Komitesi Adına, TABA-AmCham Yönetim Kurul üyesi ve Genel sekreter yardımcısı Çisel Ölçer, STK Temsilcileri; Kız Çocuklarını Koruma Derneği Başkan Nadire Özcan, Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Genel Müdürü Ebru Gültekin, Nişantaşı Üniversitesi Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi Müdürü Ve Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Göknur Akçadağ birer konuşma gerçekleştirdiler.

 

Ardından Dünya Gazetesi CEO'su Burcu Kösem’in moderatörlüğünde Alarko Holding Yönetim Kurul Üyesi, Alvimedica Yönetim Kurul  Başkanı Leyla Alaton, Gedik Holding Yönetim Kurul Başkanı, İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik’in katılımıyla; kadın girişimciliği ve iş dünyasındaki liderliğin önemin ele alındığı, kadınların Cumhuriyet'in inşasındaki ve gelişimindeki kritik rollerini pekiştirmek ve iş hayatında sahip oldukları fırsatların artırılmasına yönelik farkındalık yaratmak amacıyla panel düzenlendi.

TABA-AmCham Genel Sekreteri Mehmet Ökçün'ün sunumuyla gerçekleşen etkinlik, kısa süre önce hayata gözlerini yuman, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın değerli eşi, Narin Kadın Komitesi Başkanı, Vizyoner Kadınlar Platformu üyesi ve Acil İhtiyaç Projesi Vakfı (AİP) gönüllüsü olan İlknur Sanlı’nın aziz hatırasına ithaf edildi.

Mehmet Ökçün, "Değerleriyle güç kazanan kadınlarımız, iş dünyasından siyasal alanlara ve sosyal hayata kadar pek çok alanda toplumumuzun gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Bu panelde, Cumhuriyet'in aydınlık perspektifi ışığında kadınlarımızın iş dünyasında güçlenmesini desteklemeyi ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Amacımız, iş dünyasında kadınların hak ettikleri yeri almasına katkı sağlamak ve Cumhuriyet'in bizlere sunduğu değerleri bir kez daha hatırlatmaktır.” Sözleri sonrası TABA AM Cham Genel Başkan Süleyman Ecevit Sanlı’yı açılış konuşması için davet etti.



Geleceği Güvence Altına Almak İçin Dayanışma ve İyiliği Teşkilatlandırmak

Güçlü Kadınlar ve Cumhuriyet Değerleri

Başkan Süleyman “Ecevit Bu özel buluşmada, kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasi alandaki varlıklarının Cumhuriyet’in kazanımlarına katkısını vurgulamak adına bir aradayız. Kadınların liderlik pozisyonlarında güçlenmelerini desteklemek, yalnızca bireysel değil toplumsal kalkınmanın da anahtarıdır. Bugün, Dünya Gazetesi CEO'su ve Kızılay İstanbul İl Başkanı Doğuş Köse gibi değerli kadın liderlerin aramızda bulunması onur vericidir. Kadınlarımızın toplumsal dönüşümde etkin rol alması, Cumhuriyetimizin ilerleyişine yön veren bir güçtür.” dedi



Toplumun Vicdanı, Masumları Koruma Görevi

Konuşmasında adaletin ve mağdur haklarının korunması gerektiğine vurgu yapan Sanlı, toplumun en önemli görevlerinden birinin masumları korumak olduğunu belirtti. Geçmişte yaşanan ihanet ve gafletlere atıfta bulunarak, Anadolu kültüründe yer alan Ahilik gibi toplumsal değerlerin yeniden benimsenmesi gerektiğine değindi. Sanlı, “Bir medeniyet, masumu koruyamıyorsa adaletini ve vicdanını da koruyamaz,” diyerek bu bilincin yaygınlaşması gerektiğini dile getirdi.



Kültürel Değerlerin ve İnsani Vizyonun Önemi

Sanlı, konuşmasında, Türk İslam geleneği ve insan hakları temeline dayanan bir vizyonun önemine dikkat çekti. Hem doğu hem batı değerlerini benimseyerek, modern medeniyetin temel taşı olan adalet ve vicdanı içselleştirmek gerektiğini belirtti. Küresel bir vizyona sahip olan TABA AMCham, bu değerleri temel alarak ticari ve sosyal sorumluluk projeleri yürütmektedir.



Amerika ile Ticari Köprüler Kurmak ve Markalarımızı Güçlendirmek

TABA AMCham’ın Amerika ile Türkiye arasında bir ticaret köprüsü görevi gördüğünü ifade eden Sanlı, Türkiye’nin güçlü markalarını Amerika pazarına katma değerli ürünlerle tanıtmak ve ihracat rakamlarını artırmak için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Türkiye’den Amerika’ya yapılan ticari işlemleri etik değerlerle gerçekleştirdiklerini vurguladı.



Toplumsal Dayanışma ve İyiliğin Teşkilatlandırılması

İyilik ve dayanışmanın organize edilmesi gerektiğine işaret eden Sanlı, bu buluşmanın toplumsal dayanışmanın yaygınlaştırılması adına önemli bir adım olduğunu ifade etti. Modernleşmenin medeniyeti yalnızca dışsal olarak değil, vicdan ve adalet temelinde şekillendirmesi gerektiğini söyleyen Sanlı, “Bugün kötülüğe karşı iyiliği teşkilatlandırıyoruz,” dedi.



Sonsuz Minnet ve Teşekkür

Bu özel etkinliği düzenleyen tüm gönüllülere, sosyal sorumluluk komitelerine ve emeği geçen herkese içten teşekkürlerini sunan Sanlı, toplumsal ve ticari kalkınmaya katkı sağlayacak projelerle dayanışma içinde çalışacaklarını dile getirdi.



Nuray Karalar - TABA-AmCham Ankara Şube Başkanı

 Kadınların fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında daha fazla yer almasının önemine değindi. Kadınların iş hayatında cam tavan engelleriyle karşılaştığını, ancak bu engelleri aşarak önemli başarılar elde edebileceğini belirtti. Karalar, teknoloji sektöründe kadın istihdamının artırılmasını ve kadınların iş dünyasında liderlik pozisyonlarına gelmesinin toplumun gelişimi için kritik olduğunu vurguladı.



Çisel Ölçer - TABA-AmCham YK Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı

Kadınların iş dünyasında ve toplumsal yaşamda güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini savundu. Cumhuriyetin kadınlara kazandırdığı haklar sayesinde kadınların her alanda başarılı olabileceğini belirtti. Ayrıca iş dünyasında kadın liderlerin yenilikçi ve yaratıcı katkılarının toplumun ilerlemesine katkı sağladığını ifade etti. 



Nadire Özcan - Kız Çocuklarını Koruma Derneği Başkanı

Derneğin, korunmaya ve bakıma muhtaç çocuklara sağladığı eğitim ve destek hizmetlerinden bahsetti. Özellikle 18 yaş sonrası hayata atılma sürecinde genç kızlara destek verdiklerini belirterek, toplumun desteğiyle gençlerin eğitim yoluyla güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.



Ebru Gültekin - Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Genel Müdürü

Vakfın, özellikle anneler ve çocuklar başta olmak üzere ihtiyaç sahibi ailelere sağlık ve eğitim desteği sağlama misyonundan bahsetti. İhtiyaç sahiplerine destek sağlama döngüsünü "iyilik döngüsü" olarak adlandırdı ve yardımseverlerin katkılarının topluma yayılarak daha çok insana ulaşabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Göknur Akçadağ - Nişantaşı Üniversitesi Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi Müdürü

Cumhuriyetin kuruluşunda Türk kadınlarının toplumsal ve kültürel katkılarını tarihsel perspektiften değerlendirdi. Türk kadınlarının Atatürk’ün çağdaşlaşma hedefleri doğrultusunda önemli aşamalar kaydettiğini vurguladı ve Cumhuriyetin 101. yıl dönümünde kadınların elde ettikleri kazanımların korunması gerektiğini ifade etti.



Panel

Dünya Gazetesi CEO'su Burcu Kösem’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Cumhuriyet’in kadınlara sağladığı fırsatlar, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, iş dünyasında kadın liderliğinin önemi gibi konular ele alındı. Panelde Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton, kadınların toplumsal ve ekonomik hayattaki mevcut durumlarını ele alarak kendi tecrübelerini paylaştılar.

Cumhuriyet’in Kadınlara Sağladığı Haklar ve İlerlemeler

Burcu Kösem: "Kadınlar olarak kendi değerimizi önce kendimiz görmeli ve içselleştirmeliyiz," diyerek panelin ana fikrini ortaya koydu. Cumhuriyet’in kadınlara sunduğu fırsatları hatırlatan Kösem, Türk kadınının iş dünyasında hâlâ hak ettiği yere ulaşamadığını vurguladı.

Hülya Gedik: “Cumhuriyet’in kazandırdığı haklarla bugün bu koltukta oturabiliyorum,” diyerek Türkiye'deki erken hak kazanım süreçlerinin altını çizdi. Ancak Gedik, uygulamada kadınların hâlâ yeterince temsil edilmediğini, yönetim kurullarında kadın sayısının artması gerektiğini söyledi.

Kadın Girişimciliği ve Destek İhtiyacı

Gedik ve Alaton, kadın girişimcilerin yaşadığı sorunları dile getirerek, devlet ve sivil toplum desteklerinin önemine vurgu yaptı. Leyla Alaton, kadınların iş dünyasında yalnızlaştırıldığını ve mücadelelerinin zorluğunu ifade ederek, toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı daha fazla destek mekanizmasının gerekliliğini belirtti.



Alaton, “İş dünyasında kadınların sadece anne olarak görülmesi yanlış bir yaklaşım. Kadınlar iş kadını olarak saygın bir yerde olmalı,” diyerek kadınların daha özgür ve etkin bir iş yaşamı sürdürebilmesi için güçlü bir mesaj verdi.

İş Dünyasında Kadın Liderliğinin Önemi

Hülya Gedik, kadın liderlerin iş dünyasına katkılarını öne çıkararak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması adına kadın liderlerin iş yaşamında daha fazla yer alması gerektiğini belirtti. Yönetim kurullarında kadınların bulunmasının sadece bir "başarı" değil, şirket kültürüne ve düşünce çeşitliliğine katkı sağlayan bir unsur olduğunu vurguladı.

Alaton, “Bir yönetim kurulunda kadın, genç ve engelli bireylerin bulunması gerektiği düşüncesi hâlâ ciddiye alınmıyor,” diyerek toplumsal eşitlik konusundaki eksikliği dile getirdi.

Panelin İncileri

Cumhuriyet’in kadınlara sunduğu hakların sadece yasalarda kalmaması, uygulamada da etkin kılınması gerekiyor.

Kadın girişimciliğinin güçlenmesi için sosyal, ekonomik ve yasal destekler sağlanmalı.

İş dünyasında kadın liderlerin artması, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından hayati önem taşıyor.



Hülya Gedik, Gedik Holding ve İstanbul Gedik Üniversitesi’ndeki liderlik rollerine değinirken, özellikle kadın liderliğin toplumsal etkisini vurguladı,

Kadının yönetim ve liderlikteki gücünün, iş ortamına getirdiği pozitif katkıları dile getirirken; annelik duygusu ve vicdan ile yönetime daha insani bir dokunuş kattığını ifade etdi. Erkek egemen sektörlerde varlık göstermek ve lider olmak zor olsa da, kadınların bu ortamda denge sağlayarak medeni bir çalışma ortamı oluşturduğunu belirti. Hülya Gedik, iş yaşamında kadınların güven kazanma sürecinin zorluğunu, ancak bunun üstesinden gelerek başarı elde ettiklerini ve toplumda kadının yerinin daha fazla tanınması gerektiğini vurguladı.



Gedik’in konuşmasında dikkat çeken bir diğer nokta ise liderlik kavramının, sadece geleceği değil bugünü de planlayabilen, gözlem yeteneği gelişmiş, empati kurabilen kişiler tarafından en iyi şekilde temsil edilmesi gerektiği. "Lider insan" kavramını, göz, kulak, omuz gibi vücudun çeşitli parçalarına benzeterek her birinin özel yetenekler ve özellikler taşıdığını belirti. Gedik, liderlerin duygusal bir yönünün de önemini, Atatürk’ün ilham verici sözleriyle destekledi.



Leyla Alaton ise liderliğin doğuştan gelen bir kumaşa sahip olmakla ilgili olduğunu, ancak bu kumaşın zamanla tecrübelerle işlenip parlatıldığını söyledi.

Sosyal medya konusunda ise Alaton, özellikle gençlere yönelik “kolay para kazanma” algısının yaratabileceği tehlikeleri vurguladı. Sosyal medyanın insanların düşüncelerini şekillendirmede çok güçlü bir araç olduğunu belirten Alaton, bu ortamın güven ve etik değerleri sarsabileceğini ifade etdi.



Bu dönemde, bireylerin daha dikkatli, eğitimli ve farkındalıklı olmaları gerektiğini savunuyor ve sosyal medya kullanımının, özellikle gençlerin yaşamlarını etkileyebilecek boyutta olduğunu belirti.

Panel sonrası rozet ve plaket takdimleriyle etkinlik son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Eylül 2024 Cumartesi

Kültürel Diplomasi ve Barış-Yılmaz Parlar

  

  Kültürel Diplomasi ve Barış

Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi Başkanı Dr. Barkhaa Versha ile Röportaj

Yılmaz Parlar | Özel Haber

Dünya genelinde artan çatışmalar, gerilimler ve belirsizlikler karşısında, barış çabalarının önemi her zamankinden daha fazla hissediliyor. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi'nin çalışmaları ve stratejileri, dünya barışının sağlanmasında kilit rol oynuyor. BM Küresel Barış Konseyi Başkanı Dr. Barkhaa Versha ile yaptığımız özel röportajda, kültürel diplomasinin barış inşasındaki rolü, Türkiye ve Hindistan arasındaki işbirliği ve genç neslin barış süreçlerine katılımı üzerine konuştuk.



Barış İçin En Önemli Öncelik Nedir?

Dr. Barkhaa Versha, BM Küresel Barış Konseyi'nin en önemli önceliğinin, toplumları birbirine bağlayarak sosyal ve ekonomik kalkınmayı desteklemek olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye ve Hindistan gibi kültürel olarak zengin ülkeler arasında kültür, sanat ve ticaret aracılığıyla güçlü bağlar kurulmasının, barış sürecinde önemli bir rol oynadığını belirtti. “Sanat ve kültür, siyasi ve coğrafi sınırların ötesine geçer,” diyen Versha, bu unsurların barışı inşa etmede birleştirici bir güç olduğunu ifade etti.

Kültürel Etkinlikler ve Diplomasi

Versha, Hindistan ve Türkiye arasındaki kültürel işbirliğinin, iki ülke halklarını bir araya getirdiğini ve bu sürecin barış inşasında büyük bir etkiye sahip olduğunu söyledi. Türkiye’den sanatçıları Hindistan’a davet eden, aynı zamanda Hintli sanatçıları Türkiye’de ağırlayan Versha, bu tür kültürel değişimlerin, ülkeler arasındaki diplomatik ilişkileri de güçlendirdiğini dile getirdi. Özellikle Sufi kültürünün, her iki ülkenin ortak bir değer olarak sahip olduğu bir alan olduğunu belirterek, bu kültürün tanıtımıyla ilgili gelecek planlarından bahsetti.

Genç Neslin Barış İnşasındaki Rolü

Gençlerin barış süreçlerine katılımının önemine değinen Dr. Versha, BM Küresel Barış Konseyi’nin gençlere yönelik çeşitli programlar geliştirdiğini aktardı. “Gençlerin barışın önemini anlaması ve bu süreçlerde aktif rol alması gerektiğine inanıyorum,” diyen Versha, genç liderlik programları, kültürel değişim projeleri ve barış konferansları gibi etkinliklerle gençleri barışa yönlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.



Türkiye-Hindistan İşbirliğinin Geleceği

Dr. Versha, Türkiye ve Hindistan arasındaki kültürel ve ticari bağların daha da güçleneceğini vurgulayarak, önümüzdeki dönemde daha fazla sanat etkinliği, sergi ve konferans düzenleyeceğini açıkladı. Türk kültürüne olan hayranlığını dile getiren Versha, Hindistan’da Türkiye'yi tanıtmak için önemli projeler planladığını söyledi. Ayrıca, Hindistan'dan Türkiye'ye turistik ziyaretlerin artmasını desteklemek adına çalışmalara başlayacağını da ifade etti.

Barışın Anahtarı Bağ Kurmak

Röportajın sonunda Dr. Versha, barışın sağlanmasında kültürel bağların ve diplomatik diyaloğun rolüne dikkat çekerek, “Barış inşası için insanlar birbirleriyle bağ kurmalı” dedi. Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi’nin bu misyonu kararlılıkla sürdüreceğini ve Türkiye ile Hindistan arasındaki dostluk köprülerini güçlendireceğini belirtti.

Dr. Barkhaa Versha ile yaptığımız bu keyifli sohbet, dünya barışına giden yolda sanatın, kültürün ve genç nesillerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Barış için birlikte çalışmak ve birbirimize daha sıkı bağlanmak, geleceğin anahtarı olabilir.

yilmazparlar@yahoo.com

Kaynak  

1 Temmuz 2024 Pazartesi

98. Gazi Koşusu-Yılmaz Parlar

  

  Nefes Kesen Yarış 98. Gazi Koşusu

İstanbul’un tarihi Veliefendi Hipodromu, 98. Gazi Koşusu'na ev sahipliği yaparken, at yarışı tutkunları için unutulmaz bir gün yaşandı. Türkiye'nin en prestijli at yarışı olan Gazi Koşusu, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleşti. Yarışın sonunda kazanan at ve jokeyi, zaferlerini büyük bir sevinçle kutladı.



Şampiyonun Hikayesi

98. Gazi Koşusu'nu kazanan at ve jokeyi, yarışın hemen ardından yapılan törenle ödüllerini aldı. Bu yılın şampiyonu, güçlü performansı ve stratejik koşusuyla dikkat çeken 'Dragon Flame' oldu. Jokeyi Akın Sözen ise, kusursuz yönetimiyle bu büyük zaferin mimarı oldu. Safkan At sahibi Emrah Agun, Kazanan ekibin sevinci ve duygusal anları, seyirciler tarafından büyük bir alkışla karşılandı.



Onurlu Konuklar; 1. Ordu Komutanı ve Garnizon Komutanı Ali Sivri ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Vali Davut Gül

Bu yılki Gazi Koşusu'na değer katan unsurlardan biri de ödül töreninde yer alan önemli isimlerdi. 1. Ordu Komutanı Garnizon Komutanı Ali Sivri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, etkinliğin onur konukları olarak ödülleri takdim ettiler.



Yarışı kazanan jokey Akın Sözen'in plaketini 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Ogeneral Ali Sivri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu takdim etti.

1. Ordu Komutanı Garnizon Komutanı Ali Sivri, güçlü liderliği ve saygın kişiliği ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin önemli bir temsilcisidir. Kendisinin Gazi Koşusu'na katılımı, etkinliğin anlam ve önemini bir kat daha artırdı. Yarış sonunda kazanan ekibe ödüllerini takdim ederken, sergilediği nazik ve kararlı tavrı, tüm izleyicilerin takdirini topladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise, şehrin gelişimine katkıları ve halkla kurduğu güçlü bağlarla bilinen bir liderdir. Gazi Koşusu'na verdiği destek ve etkinlikteki varlığı, İstanbul'un bu tarihi yarışa verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. İmamoğlu'nun sıcak ve samimi yaklaşımı, etkinliğe katılan herkes tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı.



Dragon Flame isimli safkanın sahibi Emrah Agun'a kupasını Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve Yüksek Komiserler Kurulu Başkanı Ebubekir Gizligider verdi



Tarihin İzinde Bir Koşu

Gazi Koşusu, ilk olarak 1927 yılında Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenmiş ve o günden bu yana Türk atçılığının en önemli etkinliği haline gelmiştir. Bu yılki yarışta, ülkenin dört bir yanından gelen en hızlı ve en yetenekli atlar yarıştı. Veliefendi Hipodromu'nun tarihi atmosferi, bu prestijli etkinliğe ev sahipliği yaparken, seyirciler unutulmaz anlara tanıklık etti.



Büyük Heyecan ve Kıyasıya Rekabet

Yarışa katılan atlar ve jokeyler, aylar süren hazırlıkların ardından, büyük ödül için piste çıktılar. Bu yılki Gazi Koşusu, sadece bir yarış değil, aynı zamanda atçılığın sanatı ve sporunun kutlandığı bir festival niteliğindeydi. Tribünleri dolduran binlerce seyirci, yarış boyunca büyük bir heyecan yaşadı ve her anı nefeslerini tutarak izledi.

22 safkan katıldığı, 2 bin 400 metre çim pistte koşulan yarışı Emrah Agun'un sahibi olduğu, Akın Sözen'in jokeyliğini yaptığı Dragon Flame isimli safkan, 2: 28: 36'lık derecesiyle kazandı. Jokey Akın Sözen kariyerinde ilk kez Gazi Koşusu'nu kazanmış oldu.



At Güzellik Yarışı düzenleyen organizatör İlginay Göksel ile Yarış hakkında söyleşi

Gazi Koşusu’nun bir diğer dikkat çeken tarafı da, atların hızları kadar güzelliklerinin de ön plana çıktığı oldu.

At Güzellik Yarışı organizasyonu düzenleyen İlginay Göksel, yarışa katılan atların sadece hızlarıyla değil, aynı zamanda görkemli görünümleri ve zarafetleriyle de büyülediğini dile getirdi. Göksel, "Bu muhteşem atlar, sadece hızlarıyla değil, zarafetleri ve ihtişamlarıyla da göz kamaştırıyorlar. Her biri adeta bir sanat eseri gibi, hem güç hem de güzelliği aynı anda taşıyor" dedi.

Veliefendi Hipodromu'nda gerçekleşen 98. Gazi Koşusu, at yarışı tutkunları için unutulmaz bir deneyim sundu. Bu prestijli yarış, sadece kazananlar için değil, tüm katılımcılar ve seyirciler için bir başarı hikayesi olarak hafızalarda yer etti.

yilmazparlar@yahoo.com

29 Mayıs 2024 Çarşamba

Aleks Metal Rafineri (AMR)-Yılmaz Parlar

  

   Aleks Metal Rafineri (AMR), Stratejik Ortaklıklar Hedefliyor

Aleks Metal Rafineri (AMR), Son Teknoloji ile Üretime Geçti ve Stratejik Ortaklıklar Hedefliyor

Marmara Sanayi Sitesi'nde çevreye duyarlı ve modern bir üretim üssü kuran AMR, 2024 yılı sonunda 250 milyon dolar ciro hedefliyor ve Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesine girmeyi planlıyor. Yıl sonuna kadar 5 milyon dolarlık yatırım yaparak, günlük 200 kilo üretim hedefleyen AMR, yıllık 60 tonluk üretimle ülke ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.



Aleks Metal Rafineri (AMR), Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Tarhanacı Genel Müdür Ahmet Yılal 28Mayıs 2024 Salı günü Feriye Lokantısında Basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Düzenlenen basın Toplantısında Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Tarhanacı, AMR'nin yabancı ortaklıklarla büyümeye açık olduğunu belirtti.

Aleks Metal Rafineri’nin dünya merkez bankalarıyla kuracağı stratejik ortaklıklar, Türkiye ekonomisine çok yönlü ve kapsamlı faydalar sağlayarak, ülkenin ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacaktır.



Üretim ve Yenilikler: Aleks Metal Rafineri (AMR), Türkiye'nin önde gelen altın rafinerilerinden biri olarak son teknoloji ve modern yöntemlerle yenilenen tesislerinde altın üretimine başladı.

Stratejik Ortaklıklar: AMR, dünya merkez bankalarıyla stratejik partnerlikler kurmayı hedefliyor. Merkez bankalarının altın rezervlerini yönetme konusunda önemli bir rol üstlenmek isteyen AMR, bu bankaların tercih ettiği rafineri olmayı planlıyor. Ayrıca, sikke altın üretimi konusunda da merkez bankalarıyla iş birliği yaparak uluslararası alanda iddialı bir konuma gelmeyi hedefliyor.

Çevreye Duyarlılık ve Şehir Rafinericiliği: Genel Müdür Ahmet Yılal, AMR’nin çevreye saygılı üretim anlayışını vurgulayarak, "şehir rafinericiliği" kavramını tanıttı. Bu kavram, madenlerden çıkan altının değil, yastık altındaki altının işlenmesini ifade ediyor. AMR, şimdiye kadar sadece hurda ve geri dönüşüm ürünü altınları işledi ve çevreye duyarlı madenlerden gelecek altınları işlemeye devam edecek.

Gelecek Planları:. AMR, yabancı yatırım sermayesinin ülke ekonomisine yüksek fayda sağlayacağını ve bu ortaklıklarla ülkeye olan güveni artırmayı planlıyor.

Özetle, AMR, son teknoloji ile yenilediği tesislerinde üretimi artırarak dünya merkez bankalarıyla stratejik ortaklıklar kurmayı ve çevreye duyarlı üretim yapmayı hedefliyor.

Aleks Metal Rafineri’nin Dünya Merkez Bankalarıyla Stratejik Ortaklıklar Kurmasının Türkiye Ekonomisine Faydaları neler olabilir düşüncemize göre;



Döviz Gelirlerinin Artışı: Merkez bankalarıyla yapılan stratejik ortaklıklar, Türkiye'ye önemli miktarda döviz girişi sağlar. Bu, ülkenin döviz rezervlerini artırarak ekonomik istikrarı destekler.

İhracat Hacminin Artması: AMR'nin uluslararası arenada tanınması ve merkez bankalarına altın rafineri hizmeti sunması, Türkiye’nin altın ihracatını artırır. Bu, ülkenin dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlar.

İstihdam Yaratılması: Genişleyen üretim kapasitesi ve uluslararası iş birlikleri, yeni iş fırsatları yaratır. Bu da işsizlik oranlarının düşmesine ve ekonomik refahın artmasına katkıda bulunur.

Teknoloji Transferi ve Yenilik: Uluslararası ortaklıklar, Türkiye’ye ileri teknoloji ve yenilikçi üretim yöntemlerinin transferini sağlar. Bu, genel sanayi üretim kapasitesinin ve kalitesinin artmasına yol açar.

Ekonomik Güvenin Artması: Dünya merkez bankalarıyla yapılan stratejik iş birlikleri, Türkiye’nin uluslararası ekonomik arenadaki güvenilirliğini artırır. Bu, yabancı yatırımcıların ülkeye olan ilgisini ve yatırımlarını teşvik eder.

Altın Rezervlerinin Artırılması: Türkiye'nin kendi altın rafinerisinin olması, merkez bankasının altın rezervlerini artırmasını ve bu rezervlerin güvenli bir şekilde yönetilmesini sağlar. Bu, finansal istikrar için kritik öneme sahiptir.

Sanayi ve Üretim Sektörünün Güçlenmesi: AMR’nin gelişimi, Türkiye’nin sanayi ve üretim sektörünün genel olarak güçlenmesine katkıda bulunur. Bu, diğer sanayi kuruluşlarının da gelişimine ön ayak olur ve sektördeki rekabet gücünü artırır.

Yerli ve Milli Üretimin Desteklenmesi: Yerli üretim kapasitesinin artırılması ve milli sanayinin desteklenmesi, ülkenin kendi kaynaklarını daha etkin kullanmasını sağlar. Bu, dışa bağımlılığı azaltarak ekonomik bağımsızlığı güçlendirir.

Finansal Piyasaların Derinleşmesi: Altın piyasasında artan aktiviteler, finansal piyasaların derinleşmesine ve çeşitlenmesine katkıda bulunur. Bu, yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratır ve piyasa dinamizmini artırır.

Ekonomik Kalkınma ve Refah: Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, ülke ekonomisinin genel kalkınmasına ve vatandaşların yaşam standartlarının yükselmesine katkıda bulunur.

Basın toplantısında gerekli açıklamaları yapan Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Tarhanacı Genel Müdür Ahmet Yılal basın mensuplarının sorularını cevaplıyarak hedeflerini yineledi

yilmazparlar@yahoo.com