20 Şubat 2026 Cuma

ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ Divan Kuruçeşme’de Tanıtıldı-Yılmaz Parlar

 

 

MG Türkiye, Hybrid+ Dönemini Resmen Başlattı

Doğan Trend Otomotiv, 19 Şubat 2026 Perşembe günü Divan Kuruçeşme’de düzenlenen özel basın toplantısında MG’nin yeni nesil Hybrid+ modelleri ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ araçlarını Türkiye pazarına tanıttı.

Etkinlikte, Hybrid+ teknolojisinin sunduğu yenilikler, MG markasının global başarıları ve 2025-2026 otomotiv trendleri detaylı biçimde paylaşıldı.

Toplantıya Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur Sakarya, MG Marka Lideri Tolga Küçükyumuk ve MG Ürün Yöneticisi İrem Gül Gültek ev sahipliği yaptı.

CEO Uğur Sakarya: “Çin otomotivinde tarihi bir yükselişe tanık oluyoruz”

Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur Sakarya, açılış konuşmasında dünya otomotiv pazarında yaşanan büyük dönüşümü rakamlarla anlatarak şu mesajları verdi:

2025 yılında dünya genelinde 92 milyon araç satıldı.
Bunun 27 milyonu Çin, 16 milyonu ABD, 13 milyonu ise Avrupa pazarlarında gerçekleşti.

Çin’deki üretim kapasitesinin 50 milyon araca ulaşarak global sektörü domine ettiğini vurguladı.

Türkiye’de 2025 yılında otomobil satışlarının rekor kırarak 1 milyon 368 bin seviyesine yükseldiğini belirtti.

İç pazarda SUV segmentinin %61,2 pazar payına çıkarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını ifade etti.

Sakarya, hibrit ve elektrikli araç talebindeki yükselişi şu sözlerle açıkladı:

“Pazar hızla hibrit ve elektrikliye dönüyor. 2026’da bu iki segmentin toplam payı %50’nin üzerine çıkacak.”

Ardından MG’nin Türkiye performansına değinen Sakarya, 2021’den bu yana gerçekleştirilen satış başarılarına, elektrikli araçlardaki gümrük düzenlemelerine ve bayi ağının güçlü şekilde korunduğuna dikkat çekerek:

“Bugün Hybrid+ modellerimizle en büyük segment olan C segmentinde güçlü bir geri dönüş yapıyoruz.”
dedi.

ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+: Güçlü Motorlar, Düşük Tüketim

CEO Sakarya, MG’nin yeni Hybrid+ modellerine ilişkin teknik mesajları şu şekilde aktardı:

HS Hybrid+

Toplam 224 HP güce sahip benzinli + elektrikli kombinasyon

5.5 L/100 km yakıt tüketimi

D segment seviyesinde geniş iç hacim

Panoramik cam tavan, güçlü donanım ve ileri güvenlik sistemleri

ZS Hybrid+

197 HP hibrit sistem gücü

Gerçek kullanımda 4.4–4.7 L/100 km tüketim

Yüksek sürüş konforu, zengin teknolojik özellikler

Sakarya sözlerini şu ifadeyle noktaladı:

“Hybrid+ modellerimiz global başarının Türkiye yansıması olacak.”

MG Marka Lideri Tolga Küçükyumuk: “MG, köklü tarihini modern teknolojiyle birleştiriyor”

Sunumun ikinci bölümünde konuşan Tolga Küçükyumuk, MG’nin 100 yıla yaklaşan tarihini hatırlatarak markanın başarı çizgisini özetledi:

MG, 1924’ten bu yana spor araç DNA’sını koruyan İngiliz kökenli bir marka.

1930’larda dünya hız rekorları kırdı, yarışlarda birincilikler elde etti.

1957 MGA modeli 100 bin adetin üzerinde satışla dönemin rekorunu kırdı.

MG, 2007’de SAIC Motor bünyesine katılarak tamamen yeni bir teknoloji dönemine başladı.

Küçükyumuk, MG’nin bugün ulaştığı küresel gücü şöyle açıkladı:

SAIC, 2025 yılında 7 milyon araç satışıyla dünyanın en büyük otomotiv gruplarından biri oldu.

20’den fazla ülkede MG, “en çok satan ilk 10 marka” listesinde yer alıyor.

Avrupa’da 2025’te 307 bin satışla en çok satan elektrikli marka unvanını aldı.

Hybrid+ modellerinin Avrupa’daki başarısına dikkat çeken Küçükyumuk:

“Yunanistan’da birinci, İngiltere ve İtalya’da ilk üçte, İspanya’da dördüncü sıraya yerleşti. Avrupa’da başarıları tescillenmiş bir ürün gamını Türkiye’ye getiriyoruz.”

dedi.

Hybrid+ Teknolojisi: Daha Güçlü, Daha Verimli, Daha Sessiz

MG Ürün Yöneticisi İrem Gül Gültek, ürün tanıtımında Hybrid+ sisteminin avantajlarını teknik detaylarla açıkladı:

Daha büyük batarya ve güçlü elektrik motoru

Daha düşük yakıt tüketimi

Kararlı hızlanma ve yüksek performans

Sessiz, konforlu sürüş deneyimi

Avrupa’da ödüller kazanan teknoloji mimarisi

Gültek sunumu şu güçlü sloganla tamamladı:

“Hybrid+, sadece bir hibrit değil; hibritten daha fazlası.”

MG, Hybrid+ ile Türkiye’de Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Divan Kuruçeşme’de gerçekleşen lansman, MG’nin Türkiye’deki yeniden yapılanma sürecinin en güçlü adımlarından biri olarak değerlendirildi.

Yeni ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ modelleri; performans, verimlilik, teknoloji ve fiyat avantajı sayesinde 2026 pazarında ciddi bir konum elde etmeye hazırlanıyor.

Lansman öncesi karşılama bölümünde Bahar Üçlü Topluluğu, seçkin repertuvarlarından sundukları eserlerle etkinliğe renk kattı.

yilmazparlar@yahoo.com

MG Türkiye Launches the New Hybrid+ Era

ZS Hybrid+ and HS Hybrid+ Debut at Divan Kuruçeşme**

Doğan Trend Otomotiv introduced MG’s new Hybrid+ models, the ZS Hybrid+ and HS Hybrid+, during an exclusive press event held on 19 February 2026 at Divan Kuruçeşme.

The event highlighted the innovations of the Hybrid+ technology and presented the latest developments within the global MG ecosystem.

The launch was hosted by Doğan Trend Otomotiv CEO Uğur Sakarya, MG Brand Leader Tolga Küçükyumuk, and MG Product Manager İrem Gül Gültek.

CEO Uğur Sakarya: “We are witnessing a historic rise in the Chinese automotive industry.”

In his keynote speech, CEO Uğur Sakarya delivered key insights about the evolving global and Turkish automotive markets:

92 million vehicles were sold worldwide in 2025.

Of these, 27 million were sold in China, 16 million in the US, and 13 million in the EU.

China now has a staggering 50 million vehicle production capacity, strengthening its global dominance.

Turkey achieved a new all-time record with 1.36 million vehicle sales in 2025.

SUV models reached a historic 61.2% market share.

Sakarya emphasized the market shift:

“Hybrid and electric vehicles will surpass 50% market share in 2026.”

He also highlighted MG’s strong position in Türkiye, the challenges posed by updated import regulations, and the resilience of their widespread dealer network.

Hybrid+ Models: Stronger Performance, Lower Fuel Consumption

HS Hybrid+

Combined 224 HP hybrid power

5.5 L/100 km fuel consumption

Spacious D-segment proportions

Panoramic sunroof and advanced safety systems

ZS Hybrid+

197 HP power output

Real-life consumption as low as 4.4 L/100 km

High comfort and rich technology features

MG Brand Leader Tolga Küçükyumuk: “MG blends a century of heritage with future-proof technologies.”

Küçükyumuk shared MG’s historic legacy:

A brand recognized since 1924

Pioneer of early speed records in the 1930s

Iconic models such as MGA (1957) and MGB (1962)

A renewed technological leap after joining SAIC Motor in 2007

He highlighted MG’s global success:

Over 7 million vehicles sold by SAIC in 2025

In the top 10 best-selling brands in over 20 countries

Europe’s best-selling EV brand with 307,000 sales

Hybrid+ models have already proven themselves across Europe:

“Top rankings in Greece, UK, Italy, Austria and Spain show how strong these models really are.”

Hybrid+ Technology: More Power, More Efficiency, More Comfort

MG Product Manager İrem Gül Gültek detailed the technical strengths:

Larger battery and powerful electric motor

Reduced fuel consumption

Strong acceleration and refined performance

Quiet and smooth driving

Award-winning architecture in European markets

She encapsulated the Hybrid+ philosophy as:

“Hybrid+ means more than hybrid — it redefines the category.”

MG Launches a New Era in Türkiye with Hybrid+

The event held at Divan Kuruçeşme was regarded as one of the most significant steps in MG’s restructuring process in Türkiye.

The new ZS Hybrid+ and HS Hybrid+ models are preparing to secure a strong position in the 2026 market thanks to their performance, efficiency, technology, and price advantages.

During the pre-launch reception, the Bahar Trio added a vibrant touch to the event with selected pieces from their distinguished musical repertoire.

yilmazparlar@yahoo.com


 

#MG, #MGHybridPlus, #DoğanTrendOtomotiv, #ZSHybridPlus, #HSHybridPlus, #HybridTeknolojisi, #Otomotiv, #Lansman, #DivanKuruçeşme, #SürdürülebilirMobilite, #YeniModelTanıtımı, #HibritAraç, #TürkiyeOtomotiv, #SAIC, #MG2026,

#MG, #MGHybridPlus, #HybridTechnology, #HybridCars, #MGTurkey, #HSHybridPlus, #ZSHybridPlus, #DoğanTrendOtomotiv, #CarLaunch, #AutomotiveNews, #ElectricVehicles, #HybridLaunch, #AutomotiveIndustry,


14 Şubat 2026 Cumartesi

Gia Agirba’nın Khachapuri’si Guinness’e Göz Kırpıyor-Yılmaz Parlar

 

  

Gia Agirba’nın Khachapuri’si Guinness’e Göz Kırpıyor

Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin Rehberliğinde Unutulmaz Bir Lezzet Yolculuğu

Gürcistan gezimizin en unutulmaz anlarından biri, Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin zarif rehberliğiyle gerçekleşti.

Kendisi sadece kültürel bilgisiyle değil, bölgenin gerçek ruhunu hissettiren yönlendirmeleriyle de bizi en doğru adrese götürdü:

Foodhall Borani.

Efsanenin Sahibi, Gia Agirba ve Khachapuri Sanatı

Foodhall Borani’nin sahibi Gia Agirba, Batum’un gastronomi dünyasında adeta yaşayan bir efsane. Onu farklı kılan sadece Khachapuri yapması değil, onu bir ritüele, bir ustalık gösterisine dönüştürmesi.

Hamuru kendi elleriyle açıyor,

Her adımda yılların birikmiş tecrübesi hissediliyor,

Ortaya çıkan lezzet ise kelimenin tam anlamıyla Batum’un imzası.

Gia Agirba’nın 3 metre ve 11 metre uzunluğunda Khachapuri yaptığı fotoğrafları gururla göstermesi, aslında onun ne kadar büyük bir rekora göz kırptığını açıklıyor.

Guinness rekorunu için ilgili kimselere bidirmemiş olsa da, bu potansiyeli gerçekleştirmesi gerektiğini bizzat önerdim.

Çünkü onun elinden çıkan Khachapuri sadece yemek değil, kültürel bir miras.

Aynı Malzeme, Farklı Lezzet – Sır Nerede?

Khachapuri birçok yerde yapılabilir, malzemeler benzerdir: hamur, peynir, tereyağı…


Peki neden Gia Agirba’nınki bir başka?

Sır şunlarda gizli;

Ustalığın verdiği hamur tekniği – inceliği, dokusu, pişirme ustalığı

Doğru ısıyı ve zamanlamayı bilmek

Bölgenin kendi peyniriyle kurduğu bağ

En önemlisi, Aşkla ve gelenek bilinciyle pişirmek

İşte bu yüzden Batum’da güzel bir söz dolaşır:
“Batum’a gelip Gia Agirba’nın Khachapuri’sini tatmayan, Batum gezisini tamamlamamış sayılır.”

Bu söz, onun lezzetinin şehir kültürüne nasıl kazındığının en güçlü kanıtı.

Meri Diasamidze’ye Özel Teşekkür

Bu eşsiz deneyime vesile olan Kültür Danışmanı Meri Diasamidze, bölgede kültürel hizmeti ile gastronomiyi bir araya getiren özel bir isim. Misafirlerine sadece yer göstermiyor; bölgenin ruhunu, hikayesini, insanını tanıtıyor.
Onun sayesinde bu efsane lezzeti yerinde tattık ve Batum’un kalbini hissettik.

yilmazparlar@yahoo.com

Batumi’s Legendary Flavor

Gia Agirba’s Khachapuri is Winking at Guinness!

An Unforgettable Culinary Journey Guided by Cultural Advisor Meri Diasamidze

One of the most unforgettable moments of our trip to Georgia took place under the elegant guidance of Cultural Advisor Meri Diasamidze.
She led us to the right place not only with her cultural knowledge but also with her insights that allowed us to feel the true spirit of the region: Foodhall Borani.

The Master Behind the Legend: Gia Agirba and the Art of Khachapuri

Gia Agirba, the owner of Foodhall Borani, is practically a living legend in Batumi’s gastronomic world. What sets him apart is not only making Khachapuri but turning it into a ritual, a true display of craftsmanship.

He rolls the dough with his own hands,

You can feel years of accumulated skill in every step,

And the resulting flavor is nothing short of Batumi’s signature.

Gia Agirba proudly shows photos of the 3-meter and 11-meter Khachapuri he made, which clearly demonstrates how close he is to a remarkable record.
Although he has not officially submitted it to the relevant Guinness authorities, I personally advised him to pursue this potential.
Because the Khachapuri he creates is not just food, it is cultural heritage.

Same Ingredients, Different Taste – What’s the Secret?

Khachapuri can be made in many places, and the ingredients are similar: dough, cheese, butter…
So why is Gia Agirba’s Khachapuri different?

The secret lies in:

The dough technique shaped by mastery ,its thinness, texture, and precise baking

Knowing the right temperature and timing

The bond he creates with the region’s authentic cheese

And most importantly, cooking with love and a deep sense of tradition

This is why you hear a beautiful saying in Batumi:
“Anyone who comes to Batumi and hasn’t tasted Gia Agirba’s Khachapuri hasn’t truly completed their Batumi trip.”

This phrase is the strongest proof of how deeply his flavor has become embedded in the city’s culture.

A Special Thanks to Meri Diasamidze

Cultural Advisor Meri Diasamidze, who made this unique experience possible, is a remarkable figure bringing together cultural service and gastronomy in the region. She does not merely guide her guests to locations; she introduces them to the soul, the story, and the people of the region.
Thanks to her, we tasted this legendary flavor at its source and felt the heart of Batumi.

yilmazparlar@yahoo.com  



#GiaAgirba, #Khachapuri, #Batum, #GeorgiaFood, #FoodhallBorani, #MeriDiasamidze, #Gastronomi, #GürcistanLezzetleri, #TravelGeorgia, #BatumYemek, #KhachapuriEfsanesi, #GastronomiRotası,

#Batumi, #GiaAgirba, #Khachapuri, #FoodhallBorani, #GeorgianCuisine, #BatumiFood, #MeriDiasamidze, #CulinaryJourney, #GeorgianGastronomy, #TasteOfBatumi,


2 Şubat 2026 Pazartesi

Bravo Ümit Özdağ, Bravo Bu Azme -Yılmaz Parlar

 

  

Ümit Özdağ’ın İstanbul Seferberliği, İstanbul’da Millî Farkındalık Rüzgârı

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Ocak 2026 İstanbul Ziyaretleri, Bir Ay, 39 İlçe, Türkiye’nin Nabzı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2026 yılının ilk ayını adeta bir “İstanbul Seferberliği”ne dönüştürdü.

Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte, megakentin her bir ilçesini karış karış dolaşan Özdağ, siyasetin sahaya inen, kulak veren ve sözünü doğrudan vatandaşın ayağına götüren yüzünü bir kez daha gösterdi.

Bu ziyaretler, sıradan bir temas turunun çok ötesinde, Türkiye siyasetinde yeni bir diyalog ve temas modelinin kilometre taşı oldu.

Ziyaretlerin Önemli Özeti; Beş Temel Ayak

1-Esnafın Nefesi Oldu

Dükkan dükkan, tezgah tezgah gerçekleştirilen esnaf ziyaretlerinde, ekonomik sıkışmışlığın somut yansımaları bire bir dinlendi.

Özdağ, sorunları not aldı, ilgili mercilere aktaracağını taahhüt etti ve en önemlisi, “kendi iktidarlarında” bu dertlere köklü çözümler getireceklerinin sözünü verdi.

Cesur ve kararlı duruş

Esnafın zor durumda olduğu bir dönemde sahada olmak, toplumun derinliklerindeki sesleri duyma iradesini gösterir. Siyasetin yalnızca söylemde kalmayıp sahada eyleme dönüştüğünü gösterdi.

Bu, siyasetin soyut vaatlerinden sıyrılıp, somut saha tespitlerine dayalı bir program vaadi olarak ulusal ölçekte dinamik bir siyasi iletişim stratejisi olarak kayda geçti.

2-STK’lar ve Toplumsal Dinamiklerle Omuz Omuza

Gazilerimizden emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarından derneklere kadar toplumun her kesiminden temsilcilerle bir araya gelindi. Yerel sorunların kök nedenlerini tartıştı ve çözüm yolları konusunda somut vaatlerde bulundu.

Bu buluşmalar, sadece bir dinleme değil, toplumsal hafızaya ve birikime saygı duruşu niteliğindeydi.

3-İlçe Açılışlarıyla Yerel Vurgu

Her ilçede gerçekleştirilen açılış ve temaslar, merkezi siyasetin yerel renklerle buluşmasını sağladı.

İstanbul’un monolitik bir yapı değil, her biri kendine has kimliği olan 39 farklı hikayeden oluştuğu mesajı verildi.

İstanbul’un siyasî ve sosyo-ekonomik geleceğine ışık tutan İl başkanlığının “bir kale” olduğunu ve İstanbul’un Türkiye siyaseti için stratejik önemini vurguladı

4-Basının Takibi ve Şeffaflık

Basın mensuplarının geniş takibi, ziyaretlerin şeffaflık içinde gerçekleştiğini ve kamuoyuna doğrudan yansıtıldığını gösterdi.

5-Türkiye’ye Yansıyan Fayda ve Farkındalık

Nüfusun büyük bir bölümünü barındıran İstanbul’da yapılan bu yoğun temas, tüm Türkiye’nin nabzını tutma anlamına geliyor.

İstanbul’da karşılaşılan sorunlar, Türkiye’nin dört bir yanının ortak meselelerine ayna tuttu. Bu çaba, sadece bir şehrin değil, tüm ülkenin geleceğine dair bir öngörü ve hazırlık çalışması olarak değerlendiriliyor.

Övgüye Değer Bir Siyaset Tarzı; Sahada Olmak, Gerçeği Görmek

Ümit Özdağ’ın bu İstanbul seferberliği, siyasete yüklenen yeni ve taze bir anlamdır. “Sahanın Bilgesi” olarak, teorik siyasetin sınırlarını aşıp, gerçekliğin tam kalbine yürümüştür.

Her el sıkışma, her dinlediği dert, siyaseti soğuk salonlardan alıp, insanın ve hayatın sıcaklığına taşımıştır.

Bu, “Ayakları Çamurlu Siyaset” değil, “Ayakları Toprağa Basan Siyaset” anlayışının en saf örneğidir.

Onun bu azmi ve metodu, “Bir Lider Nasıl Dinler?” sorusunun canlı cevabı gibidir. İstanbul sokaklarında adeta “Yürüyen Türkiye Dinleme Merkezi” ne dönüşen çabası, siyasetin itibarını yeniden inşa etmektedir.

Bu çalışma, “Sözü Sahada Veren, Sözü Sahada Tutacak Olan Lider” portresini çizmiştir. Kendisine ve ekibine, bu tarihi emek ve samimi duruş için Halk şükran duyuyor.

Türkiye siyasetinde bir dönüşüm habercisidir. Ümit Özdağ’ın Ocak 2026 İstanbul ziyaretleri, “laf üretmek” yerine “çözüm üretmek” için verilen mücadelenin, “popülizm” değil “popüler katılım” anlayışının ve “vekâleten temsil” in değil “bizzat temas” in gücünün kanıtıdır.

Milli farkındalığı güçlendiren bir aktör

İstanbul’daki ziyaretler, Özdağ’ın çözüm odaklı yaklaşımı, özellikle ekonomik kriz, sığınmacı yönetimi ve yerel yönetim odaklı sorunlarda kamuoyunda geniş yankı buldu.

Bu ziyaretler Türkiye’de siyasi iletişimi yeniden canlandırdı ve kamuoyunun gündemini zenginleştirdi.

Bu İstanbul turu, sadece bir saha ziyareti değil, Türkiye’nin geniş çaplı bir farkındalık ve çözüm iklimi kazanmasına vesile oldu.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde Zafer Partisi’nin İstanbul programı, siyasal iletişimde yeni bir standart oluşturdu ve milyonlarca vatandaşın gündemine dokundu.

Bu yorulmak bilmeyen çaba, hem demokrasimiz hem de şahsi siyaset anlayışımız adına umut vericidir. Bravo Ümit Özdağ! Bravo bu azme! Bravo bu yeni siyaset anlayışına.

yilmazparlar@yahoo.com

19 Ocak 2026 Pazartesi

Sağlık, Bir Milletin Geleceğidir-Yılmaz Parlar

 

  

Zafer Partisi Sağlıkta Yeni Dönemin Sözünü Verdi

Ümit Özdağ, Sağlıkta Eşit ve Erişilebilir Sistem Kuracağız

Sağlığın Önemi ve Türkiye’deki Mevcut Sorunlar

Sağlık, yalnızca bireyin değil toplumun tamamının yaşam kalitesini belirleyen temel bir haktır.

Güçlü bir devlet, vatandaşına eğitim ve sağlık hizmetini eşit, erişilebilir ve kaliteli şekilde sunmakla yükümlüdür.

Ancak Türkiye’de son yıllarda sağlık hizmetlerinde artan özelleştirme, hastanelerde yoğunluk, randevu krizleri, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve hekim göçü, sistemin alarm verdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Vatandaşın “paran yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsın” gerçeğiyle karşı karşıya bırakılması, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Bu tablo karşısında Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın sağlık alanına yönelik hassasiyeti ve çözüm odaklı yaklaşımı, çalıştayın en güçlü mesajlarından biri olarak öne çıktı.

Ümit Özdağ, Sağlıkta Eşit ve Erişilebilir Sistem Kuracağız

Prof. Dr. Ümit Özdağ, sağlık hizmetlerinin ticari kazanç alanı değil, kamu hakkı olduğunun altını çizerek, herkesin gelir durumuna bakılmaksızın rahatlıkla erişebileceği bir sağlık sistemi kuracaklarını vurguladı.

Özdağ’ın bu yaklaşımı, sosyal devlet ilkesini yeniden ayağa kaldırma kararlılığının en somut göstergesi olarak değerlendirildi.

1. Türkiye Sağlık Çalıştayı Kapanış Konuşması Sağlıkla İlgili Bölümler

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı’nın kapanış konuşmasında sağlık alanında yaşanan tahribata dikkat çekerek önemli mesajlar verdi.

Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’de sağlık alanında ciddi bir bozulma yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Sağlık alanında ağır bir tahribat olduğu gözleniyor. Bunun temel nedeni, Türk sağlığının uzun yıllardır özel hastane sahiplerinin yönetimine bırakılmasıdır. Oysa eğitim ve sağlık bir kamu hakkıdır. ‘Paranız yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsınız’ anlayışı, Türk halkına yıllardır bir gerçek gibi dayatılmaktadır. Bu anlayış sosyal devlet ilkesine aykırıdır.

Sağlık Bakanlığı’nın uzun yıllardır tarikat ve cemaat etkisi altında olduğuna dikkat çeken Özdağ, bunun devlet yönetimi açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı:

Sağlık Bakanlığı’nın tarikat ve cemaatlerin denetimi altında olması, sağlık sisteminde liyakati ve kaliteyi zayıflatmıştır. Devlet yönetimine bu yapıların müdahalesi, milletin menfaatleriyle ters düşmektedir.

Sağlık eğitiminin kalitesindeki düşüşe de değinen Prof. Dr. Özdağ, hekim göçünün nedenlerine dikkat çekti:

Bu süreçte sağlık eğitiminin kalitesinde ciddi bir gerileme yaşanmıştır. Yurt dışına giden doktorların temel nedeni yalnızca ekonomik değildir.

Doktorların değersizleştirildiği, şiddete maruz kaldığı ve ‘giderlerse gitsinler’ anlayışının hâkim olduğu bir ortamda hekimlerin yurt dışına yönelmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Doktorlar arasında yapılan araştırmalara da değinen Özdağ, sağlık çalışanlarının mesleki gelecekten umutlu olmadığını belirterek şunları söyledi:

Doktorların önemli bir bölümü, yeniden meslek seçme şansı olsa doktor olmak istemeyeceklerini ifade etmektedir.

Bu tablo, sağlık sisteminin ne denli ciddi bir kriz içinde olduğunu göstermektedir.

Çalıştayın yol haritasına katkı sunduğunu belirten Prof. Dr. Ümit Özdağ, sağlıkta yeniden yapılanma hedefini şu sözlerle tamamladı:

Bu çalıştay, sağlık alanında hazırladığımız yol haritasına son şeklini vermemize katkı sağladı.

Zafer Partisi iktidarında, sağlık hizmetlerinin herkes için erişilebilir, nitelikli ve eşit şekilde sunulduğu bir sistem inşa edeceğiz.

Sağlıkta Umut Veren Bir Yol Haritası

Zafer Partisi’nin 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı, mevcut sağlık krizine karşı somut çözüm önerilerinin ortaya konduğu önemli bir platform oldu. Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kararlı duruşu ve sağlık alanındaki duyarlılığı, vatandaşların en temel hakkı olan sağlık hizmetine yeniden güvenle erişebileceği bir geleceğin inşa edileceğinin güçlü mesajı olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Ocak 2026 Pazartesi

Asi-Der, 7000 Yıllık Geleneğe Yakışır Buluşma-Yılmaz Parlar

 

 

Asi-Der’den 7000 Yıllık Geleneğe Yakışır Yeni Yıl Buluşması: Umut, Dayanışma ve Kültür Aynı Sofrada

Kadim Antakya’nın Ruhu Yaşatıldı

Asi-Der Derneği, Geleneksel Yeni Yıl Buluşması “Ras es-Seni (Kuzelle)” etkinliğini 10 Ocak 2025 Cumartesi akşamı La Quinta by Wyndham Otel’de görkemli bir organizasyonla gerçekleştirdi.

Sıcak bir atmosferde geçen buluşmada, ASİ-DER üyeleri, iş insanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.

Gecede; yemeğin, müziğin, eğlencenin, hüznün ve binlerce yıllık söylencelerin aynı sofrada buluştuğu anlamlı bir dayanışma atmosferi yaşandı.

Kadim Antakya’nın 7000 yıllık kültürel mirası, Süleyman Can Aslanyürek Orkestrası’nın eşsiz performansıyla yeniden hayat buldu.

Etkinlikte ayrıca 2025 yılı içerisinde üstün hizmet gösteren kişi ve kurumlara plaket takdim edilerek emek ve fedakârlık onurlandırıldı.

Tevfik Usluoğlu’ndan Birlik ve Umut Vurgusu

Asi-Der Derneği Başkanı Tevfik Usluoğlu, açılış konuşmasında salonda bulunan davetlileri sevgi ve saygıyla selamlayarak şu mesajı verdi:

“Bu yıla mirasımıza duyduğumuz şükran ve fark yaratma konusundaki yenilenmiş kararlılığımızla giriyoruz,”

“Bu gecede yalnızca bir yıl değişimini değil; umudu, dayanışmayı ve insanlık erdemini birlikte taşıyoruz. Kültürümüzü, inancımızı, geleneklerimizi ve kardeşliğimizi yaşatmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle tüm halkların barış içinde yaşadığı bir dünya idealini büyütmeye devam edeceğiz.”

Hep birlikte daha güçlüyüz

Usluoğlu ayrıca derneğin özellikle deprem sonrası yürüttüğü destek çalışmalarına dikkat çekerek, toplumsal dayanışmanın sürekliliğinin önemini vurguladı. “Hedeflerimiz arasında dil ve eğitim programlarını genişletmek, öğrenciler için bursları artırmak ve toplumumuzun yaşlı ve dezavantajlı üyelerine yönelik desteği güçlendirmek yer alıyor.” Konuşması, salonda büyük alkış aldı.

Asi-Der, Yardımlaşan, Birleştiren ve Kültürü Yaşatan Güç

Asi-Der Derneği yalnızca bir kültür derneği değil; insanı merkeze alan, farklılıkları bir araya getiren ve toplumsal dayanışmayı büyüten güçlü bir sivil toplum yapısı olarak öne çıkıyor.

Almanya’daki örgütlenme çalışmalarıyla sesini daha geniş kitlelere duyuran dernek; kültürel mirası yaşatmanın yanı sıra, zor zamanlarda dayanışma ağları kurarak toplumun yanında olmaya devam ediyor.

Bu anlamlı gece, Asi-Der’in birleştirici ruhunun ve Tevfik Usluoğlu’nun vizyoner liderliğinin güçlü bir yansıması oldu.

Geleceğe Taşınan Umut

Etkinlik, katılımcıların müzik eşliğinde coşkuyla kutlaması, dostlukların pekişmesi ve ortak değerlerin paylaşılmasıyla sona erdi.

2026 Vizyonunu Belirledi

Asi-Der ailesi, önümüzdeki yıllarda da kültürü yaşatan, toplumu buluşturan ve umudu büyüten etkinliklerle yoluna kararlılıkla devam edeceğini ilan etti.

yilmazparlar@yahoo.com